Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- el elin aynasıdıratasözüBirbirine yabancı kimseler bile birbirinin durum ve davranışlarını dikkatle izlerler; onlar üzerine doğru bilgi edinirler. Öyle ki kimi zaman kişi, kendi özelliklerini başkalarından öğrenir.
- el eliyle yılan tutuluratasözüİnsan kendi işini kendisi görmelidir. Başkalarına yaptırılan iş istenildiği gibi olmaz.
- el emeğiisimElde yapılan iş
- el erimiisimÇok uzakta olmayan, elin ulaşabileceği uzaklık
- el erkiisimDemokrasi
- el etmekifadeBir kimseyi el işaretiyle çağırmak
- el falıisimAvuç içindeki çizgilere göre bakılan fal.
- el feneriisim}Pille çalışan fener; elektrik feneri.
- el fenerleriisimEl fenerinin çoğulu
- el freniisimDuran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek, hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren.
- el frenini çekmekfiilçalışması durdurulmuş bir motorlu aracın hareketini önlemek için el frenini uygun konuma getirmek.
- el günisimBaşkaları, yabancılar
- el ile bozgun düzgünatasözüToplum içinde yaşayan kişi, başkalarını üzen şeyleri de, sevindiren şeyleri de paylaşmalıdır.
- el ile gelen düğün bayramatasözüHerkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır" anlamında kullanılan bir söz.
- el için ağlayan gözden oluratasözüBaşkası için yapılacak özverinin bir sınırı vardır. Bunu aşarsanız uğrayacağınız zararyanınıza kalır.
- el için kuyu kazan, evvela kendi düşeratasözüBaşkasını tuzağa düşürmeye çalışan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.
- el için yanma nare araatasözüHiç kimse için üzülüp kendini tehlikeye atma. Keyfine bak, rahatını bozma.
- el işiisimMakine kullanmadan yapılan örgü, dikiş vb. el ürünü.
- el işi kâğıdıisimKesip yapıştırma işlerinde kullanılan bir yüzü parlak renkli kâğıt.
- el işçiliğiisimEşyanın makine kullanmadan yapılan bölümlerine harcanmış işçi emeği
- el kaldırmakfiiloy verdiğini veya söz istediğini elini kaldırarak belirtmek.
- el kantarıisimGörece küçük yükleri ölçmek için kullanılan taşınabilir kantar çeşidi
- el kapısıifadeAile ocağının dışında muhtaç olunan, gelir, geçim sağlayan, başkalarına ait olan yer
- el kapısına düşmekfiilYabancılara muhtaç olmak
- el katmakfiilBir işe karışmak, müdahale etmek
- el kazanıyla aş kaynatmakfiilBaşkasının hazırladığı imkânları kendi hesabına kullanarak iş çevirmek
- el keseriisimMarangozluk işlerinde kullanılan küçük keser
- el kesesinden sultanım, develer olsun kurbanımatasözüBir varlıklı adına iş gören kişi, bol bol harcamada bulunur.
- el kiriisimKolayca vazgeçilir, atılır şey.
- el kitabıisimherkesin kolaylıkla yararlanması için herhangi bir konuda, pratik amaçlarla hazırlanan kitap, manuel