Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- elbiseciisimHazır elbise satan ve alan kimse; esvapçı.
- elbiselisıfatElbisesi olan, giyinik
- elbiselikisimgiysilik
- elbisesizsıfatElbisesi olmayan, çıplak
- elciisimbazı yörelerde mevsimlik tarım işçisi toplayıp işçi ile işveren arasında aracılık yapan kişi.
- elcikisimBisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılan kaplama
- eldeisimçarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı
- elde birisimkesinlikle gerçekleşecek şey
- elde bulunan beyde bulunmazatasözüBeyler varlıklıdır, güçlüdür, saygındır... Sanılır ki her şey onlardadır. Ama öyle şeyler vardırki beyde bulunmaz da halkta bulunur.
- elde etmekfiilbir şeye sahip olmak
- elde kalmakfiilElinde kalmak
- elde olmamakfiilElinde olmamak
- elde tutmakfiilSahibi olsun olmasın, bir malımülkiyeti altına bulundurmak, zilyet olmak
- eldeciisimSahibi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan, elinde tutan kimse, zilyet
- eldeki bir kuş, daldaki iki kuştan iyidiratasözüElinde olan azla yetin, ona razı ol. Dalda olup eline geleceği belirsiz o iki kuşa elinde hâlihazırda bulunan kuşa değişme.
- eldeki paraisimsayışıma geçirilmek üzere bankaya verilen madenî ve kâğıt para ile yapılan başka tür yatırımları karşılayıcı çek ve başka tecimsel belgitler
- eldeki yara, yarasıza duvar deliğiatasözüBir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez: Üzüntü içinde olan o değil ki.
- eldelisıfatToplama veya çarpmalarda bir sonraki basamağa aktarılan sayı
- eldenzarfdoğrudan
- elden almakfiilBir malı pazara çıkarılmadan sahibinin elinden satın almak
- elden ağıza yaşamakfiilGünlük kazancıancak ihtiyaçlarınıkarşılayacak kadar olmak
- elden bırakmamakfiilBir şeyle sürekli ilgilenmek, elden düşürmemek
- elden düşmeifadeAz kullanılmış ve sahibinin elinden ucuza alınmış nesne
- elden düşürmemekfiilBazışeylerle bir süre çok ilgilenmek
- elden elezarfBir kişiden ötekine
- elden ele dolaşmakifadeiyi nitelikleri dolayısıyla çok ilgi görmek, çok beğenilmek
- elden ele geçmekifadeÇok sahip değiştirmek
- elden gelen övün olmaz, o da vaktinde bulunmazatasözüBir kimsenin sürekli ihtiyaçları, başkasının yardımıyla tam olarak karşılanamadığı gibi bu yardım, gerekli olduğu zamanda da yapılmaz. Onun için kişi yalnız kendi kazancına güvenmelidir.
- elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmezatasözü"Gereksinimlerimizi başkalarından gelmesini beklersek, zamanında elimize ulaşmaz. Bu yüzden kendimiz karşılamaya çalışmalıyız" anlamında bir sözdür.
- elden geçirmekfiilEksiklik veya bozukluklarını gidermek veya denetlemek için incelemek.