Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- el için kuyu kazan, evvela kendi düşeratasözüBaşkasını tuzağa düşürmeye çalışan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.
- el için ağlayan gözden oluratasözüBaşkası için yapılacak özverinin bir sınırı vardır. Bunu aşarsanız uğrayacağınız zararyanınıza kalır.
- el el ile, değirmen yel ileatasözüİnsanlar birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar. Bu durum, cansızlarda bile görülür: Değirmenin dönebilmesi ve buğday öğütebilmesi için rüzgar ister.
- el el için ağlamaz; başına kara bağlamazatasözüHerkes, derdinin çaresini başkasından beklememeli; kendisi bulmalıdır. Elin adamı,derdinize sizin gibi yanmaz.
- el el üstünde olur, ev ev üstünde olmazatasözüBirbirinin üstüne konabilen, birbiriyle birleşebilen birçok şeyler vardır. Ancak bir aile üstüne ikinci bir aile, aynı evde yaşayamaz.
- el eli yıkar yüzüatasözüBir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz; güçlenmiş olarak yardımlara koşar.
- el elin aynasıdıratasözüBirbirine yabancı kimseler bile birbirinin durum ve davranışlarını dikkatle izlerler; onlar üzerine doğru bilgi edinirler. Öyle ki kimi zaman kişi, kendi özelliklerini başkalarından öğrenir.
- el elden kalmaz, dil dilden kalmazatasözüBir kişi başkasına vurursa, o da kendisine vurur. Bir kişi başkasına kötü söz söylerse o dakendisine söyler. Saldıranın eli, dili var da saldırılanın yok mu?
- el ağzına bakan, karısını tez boşaratasözüKişi, özel yaşamı ile ilgili önemli konularda başkasının düşüncesiyle değil, kendi düşüncesiyle ve kendi durumunu düşünerek karar vermelidir. Başkasının sözüne uyarsa, özel hayatının düzeni bozulabilir.
- el üstünde gömlek eskimezatasözüEğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir. Ödünç parada böyledir. Batmaz, ödenir.
- el öpmekle ağız aşınmazatasözüÇok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak, hatta yalvarmak gerekirse, yapınız. Bununla hiçbir şeyiniz eksilmez.
- elvergisi, gönülatasözüBize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.
- elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmazatasözüArpa unundan aş olmadığı gibi eltiler de birbirleriyle kaynaşıp arkadaş olamazlar.
- elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açaratasözüEltiler sevişmediklerinden birbirlerinden uzak dururlar. Görümceler ise gelinlerle, avaz avaz bağırarak kavga ederler.
- elmayı soy da ye, armudu say da yeatasözüElma kabuğu soyularak, armut da aşırı gidilmeyerek, sayı ile yenilmelidir.
- elmayı havaya at, düşünceye kadar Allah kerimatasözüİyi niyetle başlanan işin başarı ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı kestirilemese de olumlu sonuç alınabileceğine inanmak gerekir.
- elmayı çayıra, armudu bayıraatasözüElma fidanını düz ve sulak yere, armut fidanını bayıra, su tutmayan yere dikmeli.
- elmas çamura düşse yine elmasatasözüKıymetli kimse ne denli horlanırsa horlansın, değerinden bir şey eksilmez.
- eli boşa ağa uyur derler; eli doluya ağa buyur derleratasözüArmağansız gelen kişiye yüz verilmez. Dahası arayıp sorduğu ev büyüğü onun yanına çıkmaz. Armağanla gelen kişi ise güler yüzle ve saygıyla karşılanır.
- elin ağzı torba değil ki büzesinatasözüDedikoduya elverişli bir durum ortaya çıktığında Halk bunu çeşitli yorumlarla genişletir. Alabildiğine dedikodu yapar.
- elifin hecesi var, gündüzün gecesi varatasözüKolay ve düzgün başlayan iş, hep öyle sürüp gitmez. Güçlükler ve aksaklıklarla birlikte yürür.
- elde bulunan beyde bulunmazatasözüBeyler varlıklıdır, güçlüdür, saygındır... Sanılır ki her şey onlardadır. Ama öyle şeyler vardırki beyde bulunmaz da halkta bulunur.
- elden yiyen börkmüş, keseden yiyen çökmüşatasözüÇalışıp kazanan kişi yokluk yüzü görmez. Hep hazırdan yiyen, çok geçmeden yoksulluğa düşer.
- elden gelen övün olmaz, o da vaktinde bulunmazatasözüBir kimsenin sürekli ihtiyaçları, başkasının yardımıyla tam olarak karşılanamadığı gibi bu yardım, gerekli olduğu zamanda da yapılmaz. Onun için kişi yalnız kendi kazancına güvenmelidir.
- eldeki yara, yarasıza duvar deliğiatasözüBir kimsenin acı ve sıkıntısı başkasına dert gibi görünmez: Üzüntü içinde olan o değil ki.
- elçiye zeval olmazatasözüBir kimsenin sözünü başka bir kimseye iletmekle görevli kişi, bu sözlerden sorumlu değildir. Sözler kırıcı ise bunda aracının bir suçu yoktur. Onu cezalandırmak gibi bir davranışta bulunulmamalıdır.
- ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasınıatasözüBir girişimden iyi sonuç almak isteyen temeli sağlam kurmalıdır. Nitekim ekilen tohum güzel olursa çıkan ekin de güzel, güçlü ve bol olur.
- ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değilatasözüKimi işler iyi niteliktedir. Kullanılan araç elverişsiz yetersiz de olsa kolaylıkla yürütülebilir. Ama her iş elverişsiz araçla yürütülemez.
- ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanıratasözüŞunun bunun kazancına, rızkına engel olanlara bir gün aynı şeyi yaparlar.
- ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste veratasözüVerilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır.