Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- etiketisimBir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt.
- eczaneisimİlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer.
- ecel beşiğiisimHer an düşme ihtimali bulunan tehlikeli geçit, devrilecek gibi sallanan sandal, araba vb. taşıt.
- etkileşimisimBirbirini karşılıklı olarak etkileme işi.
- ekilmekfiilekme işinin yapılması
- evdeşisimAynı evde oturanlardan her biri.
- ergürmekfiilUlaştırmak, eriştirmek.
- ehadisimahad sözcüğünün farklı yazılışı
- eroinisimmorfinden kimyasal yolla elde edilen uyuşturucu madde.
- emir kipiisimfiilin yapılmasını dileyen veya emreden isteme kipi
- eşşekisimeşek kavramının farklı yazılışı
- emzirmeisimEmzirmek işi.
- esneksıfatBir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan; elastik, elastiki, streç.
- eskatologyaisimİnsanın ve dünyanın sonunu, öbür dünyayı anlatmaya çalışan tanrı bilimi kolu.
- entomogamisimTozlaşmaları böcekle olan.
- ekmek kadayıfıisimYuvarlak pide biçiminde yapılıp kurutulan kadayıfa, ateş üzerinde koyu şerbet içirilerek hazırlanan, istenirse üzerine kaymak da konan tatlı.
- ehlullahisimAllah'a itaat edip, O'nun sevgisi ile O'na yaklaşmış olan Veli.
- eşleşmekfiilBirbiriyle eş olmak, eş tutmak.
- endazelemekfiilEndaze ile ölçmek.
- evermekfiilevlendirmek
- EsraisimBir kız adı.
- elhakzarfgerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
- ellilikisimElli kuruş veya elli lira değerinde para
- eroinciisimEroin yapan, satan veya içen kimse.
- ebrucuisimRenkleri karıştırarak süs kâğıtları üzerine ebru yapan sanatçı.
- eğirmenisimElde yün eğirmeye yarayan, iki yassı ve silindirik bir çubuktan oluşan, üst ucu ip bağlamak için çentikli olan, döndürülerek bükülen iplerin çapraz şekilde sarılmasıyla yumak oluşturan, ağaçtan yapılmış araç; kirmen.
- ecza dolabıisimEvde veya iş yerlerinde, içerisinde ilk yardım için gerekli ilaç ve sağlık malzemelerinin bulundurulduğu dolap.
- el falıisimAvuç içindeki çizgilere göre bakılan fal.
- eğitmeisimeğitmek işi, terbiye etme, oryantasyon
- el ayasıisimavuç içi.