Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- emboliisimBir damarın pıhtı veya yağ damlası, bakteri yığını ve hava kabarcığı benzeri maddelerle tıkanması, damar tıkanıklığı, tıkantı.
- embriyoisimoğulcuk
- embriyologisimEmbriyoloji uzmanı
- embriyolojiisimDölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu
- embriyolojiksıfatEmbriyoloji ile ilgili
- embriyonisimOğulcuk, rüşeym
- embriyonelisimEmbriyoyla ilgili, embriyonel döneme ait olan.
- emciisimeczacı
- emcikisimözellikle ağlayan bebekleri sakinleştirmek için kullanılan alet
- emdirmeisimEmdirme işi.
- emdirmekfiilEmmesini sağlamak
- emdirtmeisimEmdirtmek işi
- emdirtmekfiilEmdirmesini sağlamak
- emeisim(Sivas ağzı) Babanın kız kardeşi, hala
- eme seme yaramamakfiilIşe yaradığıkabul edilmemek, makbule geçmemek, takdir edilmemek
- eme yaramakfiilIşe yaramak, yararlıolmak
- eme yaramazsıfatişe yaramaz, beceriksiz
- emebilmekfiil-i emme ihtimali veya imkânı bulunmak
- emekisimuzun ve yorucu, özenli çalışma
- emek harcamakfiilÇaba göstermek
- emek olmadan yemek olmazatasözü✓Çaba göstermeden kazanç ve başarı elde edilemez.
- emek vermekfiilbir şeyin meydana gelmesi için özenle ve çok çalışmak
- emek çekmekfiilBir işte çok çalışarak yorulmak
- emeklemeisimEmeklemek işi
- emekleme dönemiisimEmekleme çağı
- emeklemekfiilDizler ve eller üzerinde yürümek
- emeklisıfatBelirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan (kimse)
- emekli ikramiyesiisimEmekli olma sırasında yapılan toplu ödeme
- emekli maaşıisimEmekli aylığı
- emekli olmakfiilBelirli bir süre çalıştıktan sonra kanun ile sağlanan haklardan yararlanarak görevinden ayrılmak, tekaüt