Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- enjeksiyonisimVücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme
- enjeksiyoncuisimEnjeksiyon yapan kimse
- enjektesıfatİç itilmiş
- enjekte etmekfiiliğne ile vermek
- enjektörisimSilindir ve pistondan oluşan ve ucuna iğne takılabilen, sıvı maddeleri vermek veya çekmek için kullanılan tıbbi araç; şırınga
- enkazisimyıkıntı, döküntü, çöküntü
- enkazcıisimenkaz ticareti yapan kimse, yıkıcı
- enkizitörisimEngizisyon mahkemelerinde sorgulama görevi yapan Hıristiyan din adamı
- enklüzyonizmisimilhakçılık (Latince inclusio - katma, dahil etme)
- enkoheransisimSözcükler ve deyişler mantıklıya da anlamlı bir ilişki taşımaksızın yanyana getirildiği için başkalarınca anlaşılır olmayan konuşma ya da düşünce biçimi.
- enlemisimyer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
- enlem dairesiisimAynı enlemdeki noktaların oluşturduğu ekvator'a paralel daire; arz dairesi.
- enlemeisimtransversal
- enlisıfatgeniş
- enlicesıfateni biraz geniş
- enlilikisimEnli olma durumu
- enmekfiil(Düziçi, Diyarbakır, Zonguldak, Şanlıurfa, Bartın, Karabük, Rize, Ordu, Kırşehir, Artvin ağzı) İnmek.
- ensarisimMekkeden Medineye göç eden muhacirlere yardım eden kimse
- enseisimBoynun arkası.
- ense köküisimEnsenin gövde ile birleştiği yer.
- ense yapmakfiilhiçbir iş yapmadan yan gelip yatmak
- ense çukuruisimEnsede boyun hizasında bulunan çukurluk
- ensefalisimbeyin
- ensefalitisimensefaldeki iltihaplı hastalıklardan irinsiz olanlara verilen genel ad, beyin yangısı
- enselemeisimEnselemek işi
- enselemekfiilYakalamak
- enselenmeisimEnselenmek işi
- enselenmekfiilYakalanmak, ele geçirilmek
- enseletmekfiilenseletme işini yapmak
- enselettirmekfiilenseletme işini yapmak