Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- enserisimbüyük çivi, ekser
- ensesi kalınisimGüçlü, istediğini yapabilen, sözü geçer (kimse)
- ensesine binmekfiilBirine bir işi yaptırmak için sürekli baskı altında bulundurmak.
- ensesine yapışmakfiilYakalayıp sıkıştırmak
- ensestisimAna-baba otoritesine sahip bir erişkin ile bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişki
- ensizsıfatdar.
- ensizlikisimEnsiz olma durumu
- enskripsiyonizmisimKur'an'ı İslam dininin tek ve ana kaynağı olarak kabul eden, hadisleri reddeden ve mezhep ayrılığına şüpheyle bakan düşünce sistemi (Latince inscriptio - yazıt)
- enspeksiyonizmisimsoyunmak, cinsel ilişki, tuvalet gibi gizlilik gerektiren eylemler esnasında kişileri gözetleyerek uyarılmayı ya da doyuma ulaşmayı amaçlayan cinsel sapma (Latince inspectio - gözetleme)
- enspirasyonizmisimvahiycilik (Latince inspiratio - vahiy)
- enstalasyonisimGenellikle bir galeride sergilenen sanat gösterisi.
- enstantaneisimIşıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi
- enstantane fotoğrafisimEnstantane
- enstelasyonisimGenellikle tasarımcıların,arasında bir bağ bulunan veya bulunmayan objeleri,seçmiş oldukları mekanda bir arada kullanarak objeler ve mekanın üzerine üçüncü bir anlam eklenmesi.
- enstitüisimBir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
- enstitüsyonizmisimkurumsal iktisat (Latince institutio - kurum)
- enstrüksiyonizmisimyabancı ülkelerin emrine girmeyi amaçlayan siyasi doktrin (Latince instructio - talimat)
- enstrümanisimçalgı
- enstrümantalsıfatÇalgısal, sözsüz
- enstrümantal müzikisimYalnız çalgılar için hazırlanmış müzik
- enstrümantalizmisimAraççılık
- ensülasyonizmisimtecritçilik (Latince insulatio - tecrit)
- ensülinisimŞeker hastalığına karşı kullanılan bir hormon
- entansiyonizmisimaşırıcılık (Latince intensio - yoğunluk)
- entariisimgiysi
- entarilikisimEntari yapılmaya uygun (kumaş)
- entegrasyonisimbütünleşme
- entegresıfatEntegrasyon, bütünleşme, bütünleme, uyum.
- entegre devreisimtümleşik devre, tümdevre
- entegre tesisisimBelirli bir iş koluna ait ana işleme süreçlerini gerçekleştirmek amacıyla ihtiyaç duyduğu tüm faaliyet kollarını bir arada bulunduran yerleşke