Sözlük dizini
“F” harfi
1.996 madde
- FatmanaisimBir kız adı.
- fenasıfatkötü
- fermuarisimGiysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek.
- fotosferisimIşık yuvarı
- felaketisimBüyük sıkıntı, üzüntü ve zarara yol açan hadise veya hâl
- fındıkiisimFındıkkabuğu rengi
- firavunlukisimFiravun olma durumu
- funyaisimTop ateşlemeye yarar kapsül
- faturaisimSatılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası.
- fiyatisimAlım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri; eder, paha
- fışkılıkisimtaze gübrenin birikirildiği yer
- fişlemekfiilFişüzerine yazmak
- formenisimustabaşı
- falcıisimFala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse; bakıcı, bakımcı.
- faaliyetisimcanlılık, hareket
- fetişizmisimİlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesnelere tapınma.
- fasletmekfiilAyırmak, bölmek
- faciaisimÇok üzüntü veren, acıklı olay.
- fultaymcıisimTam gün çalışan (kimse)
- feyizisimVerimlilik, gürlük, ongunluk, bereket.
- fayisimYer kabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre nispî olarak yer değiştirmesi
- falisimGeleceği öğrenmek, şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı, kahve telvesi, el ayası vb.ne bakarak anlam çıkarma; bakı.
- feribotisimarabalı vapur
- fotoğrafçılıkisimFotoğrafçının yaptığı iş
- fonografisimThomas Alva Edison'nın ses kaydı alet
- fikirisimdüşün
- formaisimBiçim, şekil.
- fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamışatasözü"Yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş" anlamında kullanılan bir söz.
- faktörisimetmen
- falan festekizisimfalan filan