Sözlük dizini
“F” harfi
1.996 madde
- frikik yakalamakifadeBilerek veya bilmeyerek gereğinden fazla açılmış olan göğüs, bacak gibi vücudun belirli bölümlerini görmek.
- friksiyonisimOvma, ovuşturma
- frisaisimKurutulmuş ringa balığı
- fritözisimPatates, balık vb. kızartmaya yarayan özel elektrikli kap
- frizisimtavandan inerek sahnenin üst kısmını, sahne boyunca kaplayan kısa, dar perde
- frizbiisimGenellikle esnek ve dayanıklı plastikten yapılan, kenarları kıvrık, el ile kolay kavranabilen, fırlatılarak oynanan bir araç.
- frişkaisimYelkeni dolduramayacak kadar hafif rüzgâr
- frukoisimaçık arabada dolaşan toplum polisi
- fruktozisimTatlı meyvelerde ve balda bulunan, C₆H₁₂O₆ kapalı formülüne sahip heksoz sınıfından bir şeker, meyve şekeri
- fuarisimbelli zamanlarda belli yerlerde ticari metayı tanıtmak ve satmak için kurulan büyük pazar
- fuarcıisimFuar düzenleyen kimse.
- fuarcılıkisimFuar düzenleme işi
- fuayeisimTiyatro salonlarında, perde arasında oyuncuların ve seyircilerin dinlenmesi için ayrılan yer, dinlenmelik.
- fuckbuddyisimAralarında duygusal bir ilişki olmayan, sadece cinsel beraberlik için zaman zaman bir araya gelen kişilerden her biri.
- fuhuşisimİçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığında cinsel ilişkide bulunma
- fuhuş yapmakfiilorospuluk yapmak
- fujerisimeğrelti otu
- fukaraisimderviş
- fukara babasısıfatfakir fukara babası
- fukaralıkisimYoksulluk, fakirlik
- fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günüatasözü"Toplumda saygın bir yeri olan kişiler, mevki kaybına uğradıklarında aykırı davranmaktan çekinmezler" anlamında bir söz.
- fukusgillerisimSu yosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun.
- fukuslarisimSu yosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun
- fulisimTaşkırangillerden; Kuzey Amerika, Doğu Asya ve Güney Avrupa’da yetmiş kadar türü yetişen, kokulu, beyaz çiçekli ağaççık.
- fularisimgenellikle boyna bağlanan, bir tür ince ipek kumaş
- fuleisimAdım aralığı
- fullemeisimfullemek eyleminin mastarı
- fullemekfiilBütün soruları doğru yapmak.
- fultaymisimtümgün (full time)
- fultaymcıisimTam gün çalışan (kimse)