Sözlük dizini
“G” harfi
5.035 madde
- gördürmeisimGördürmek işi veya durumu
- gördürmekfiilGörmek işini yaptırmak
- gördürtmeisimGördürtmek işi
- gördürtmekfiilGördürme işini yaptırmak
- gördüğüne aşık görmediğine bulaşıkifadeAyran gönüllü kişileri betimlemek için kullanılan bir söz.
- görezarfbir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince
- görebeşlemekfiil(Konya ağzı) Karşılaştırarak ölçmek.
- görebilmeisimgörebilmek işi
- görebilmekfiilgörme ihtimali veya imkânı bulunmak
- görebiyeisim(Çorum ağzı) Diken, çalı kesmekte kullanılan bir çeşit balta
- görecesıfatbir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl
- görececilikisimgörecelik
- görecekfiilgörmek fiilinin bildirme kipi gelecek zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi
- görecelisıfatvarlığı başka bir şeyin varlığına bağlı bulunan, mutlak olmayan, göreli, bağıntılı, izafi, nispi, rölatif
- görecelikisimbağıntılılık öğretisi, özellikle bilginin bağıntılı olduğunu ileri süren her türlü felsefe öğretisi, görececilik, görecilik, bağıntıcılık, izafiye, rölativizm
- görecisıfatbağıntıcılık yanlısı olan, bağıntıcı, rölativist
- görecilikisimgöreci olma durumu
- görelisıfatbağıntılı, izafi
- göreli yoksunlukisimbirey veya grupların beklentilerinin konusu olan şeylerin mutlak yoksunluğundan ziyade, diğerlerine göre, göreceli mahrumiyet algısını ifade, göreceli yoksunluk
- görelikisimeşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite
- görelilikisimvar olabilmek veya belirlenebilmek için bağıntı yolu ile başka bir şeye bağlı bulunma durumu, izafilik, izafiyet, bağıntılılık
- görelilik teorisiisimgenellikle Albert Einstein'ın Özel Görelilik ve Genel İzafiyet Teorisi'ni kapsamakta
- görelmekfiilYorgunluktan, kol ve bacaklarını yanlara salıp uzatarak yatmak.
- görenisimgörmek fiilini yapabilen kimse
- gören gözün hakkı vardıratasözüYiyecek, ya da imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir.
- görenedir görene, köre nedir köre ne?atasözüHer şey görebilen kimse için anlamlıdır. Göremeyen için hiçbir şey anlam taşımaz.
- görenekisimBir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı; âdet.
- göreneklisıfatGöreneklerine bağlı göreneği olan
- görenekselsıfatGörenekle ilgili
- göreneksizlikisimGöreneksiz olma durumu