Sözlük dizini
“G” harfi
5.035 madde
- güvenebilmekfiilgüvenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- güveni olmakfiilGüvenmek, inanmak
- güveni sarsılmakfiilGüveni kalmamak
- güvenilirsıfatgüven duygusu veren, güvenilen, itimatlı
- güvenilirlikisimGüvenilir olma durumu
- güvenilmeisimGüven duyulma, güvenle bakılma.
- güvenilmekfiilkendisine güven duyulmak
- güvenirfiilgüvenmek fiilinin bildirme kipi geniş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi
- güvenişisimGüven duyma, güvenme
- güvenlisıfatgüven verici, emniyetli, emin
- güvenli elektronik imzaisimElle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğuran ve kanunda belirtilen özel şartları taşıyan elektronik imza
- güvenlikisimToplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu.
- güvenlik borusuisimBuharlı tesisatta basıncın belirli bir değerin üstüne çıkmasını önleyen U biçimli boru.
- güvenlik duvarıisimyazılımı, bir kural kümesi temelinde ağa gelen giden paket trafiğini kontrol eden donanım tabanlı ağ güvenliği sistemi, ateş duvarı
- güvenlik görevlisiisimGüvenliği sağlamakla görevli kimse.
- güvenlik kamerasıisimAçık ve kapalı alanlarda güvenliğin sağlanması için kullanılan, görüntü ve ses kaydı alabilen kamera
- güvenlik vanasıisimBuharlı tesisatta basınç belirli bir değerin üstüne çıkınca açılarak tesisatın güvenliğini sağlayan vana, emniyet supabı
- güvenlik şeridiisimOtoyollarda kesiksiz çizgiyle belirlenen ve en sağ şeritte bulunan, acil durumlarda cankurtaran, itfaiye, polis vb. araçların gidebilmesi için ayrılmış yol bölümü; emniyet şeridi.
- güvenlilikisimgüvenli olma durumu
- güvenmeisimgüvenmek işi
- güvenme dostuna, saman doldurur postunaatasözüDost bildiğin herkese inanma. Dost sandığın öyle kimseler olur ki, kendilerine karşı olan güvenden yararlanarak sana daha kolaylıkla büyük kötülükler yaparlar.
- güvenme varlığa, düşersin darlığaatasözüİnsan, varlıklı durumuna güvenerek har vurup harman savurmamalı, tutumlu olmalıdır. Buna dikkat etmeyen kişi, işlerin iyi gitmediği ve çalışamadığı zamanlarda darlığa düşer.
- güvenmekfiilgüven duymak, güveni olmak, itimat etmek
- güvenmelikisimSözleşme yapılırken, taraflardan birinin diğerine işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası, kapora.
- güvenoyuisimGöreve yeni başlamış veya görevini sürdüren hükûmetin tutumunu değerlendirmek için meclisin verdiği oy; itimat reyi
- güvenoyu vermekfiilHükûmetin tutumu ile ilgili olumlu oyu meclisçe kullanmak
- güvensizsıfatBaşkalarına güvenmeyen, itimatsız
- güvensizlikisimGüvensiz olma durumu, itimatsızlık
- güvensizlik duymakfiilGüvenmemek
- güvensizlik önergesiisimHükûmetin uygulamalarına karşı gösterilen yazılı veya sözlü itimatsızlık