Sözlük dizini
“G” harfi
5.035 madde
- gedasıfatDilenci, yoksul, fakir.
- gedeünlem(Iğdır ağzı) (Kars ağzı) Kars ve Iğdır yörelerinde Türkmenler (="yerliler") arasında erkekler için kullanılan seslenme ünlemi (heyy! anlamında).
- gedeleçisimiçine ok konulan kılıf, sadak
- gedemisim(Erzurum ağzı) ayak.
- gedikisimbir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne
- gedik açmakfiildüşman mevzilerindeki zayıf noktadan giriş yeri açmak
- gedik açılmakfiilGiderilmesi çok güç bir eksiklik veya açık ortaya çıkmak
- gedik kapmakfiilBir gelir kaynağıele geçirmek
- gedikleri tıkamakfiilÇıkan veya çıkacak olan zorluklarıönlemek
- gedikliisimastsubay
- gedilmeisimGedilmek durumu
- gedilmekfiilGedik olmak, gedik açılmak
- gedimeisimTere
- gedmeisimGedmek işi
- gedmekfiilgedik açmak, çentmek, delmek
- gefirofobiisimköprülerden geçmekten korkma
- gehgehisimBu söz nöbetli hastalığa yakalanmak anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçer
- gejgereisim(Sivas ağzı) İki kollu küçük sedye. Köylerde hayvan pisliği taşımaya yarar.
- gel demek kolay ama git demek güçtüratasözüBir kimseyi işe almak, bir konuk çağırmak kolaydır. İnsan bunları severek yapar. Ancak birkimsenin işine son vermek, konuğa git demek kolay değildir. Onun için bir kimseye gel demedenönce uzun uzun düşünmek gerektir.
- gel denilen yere gitmeye ar eyleme; gelme denilen yere gidip yerini dar eylemeatasözüGel dedikleri yere gitmekten utanma, çekinme. Gelme dedikleri yere de gitme. Gidersen yüzvermezler, yer göstermezler.
- gelberiisimBüyük ayaklı
- gelberi etmekfiilAşırmak, çalmak, kendine mal etmek
- geldekisimDokunan halı için hazırlanmış iplik çileleri.
- geldiisimGayrimenkûlün kimden intikal ettiği
- geldik yüze, çıktık düzeatasözüKasımın yüzüncü günü (15 Şubat) olunca kışın en azgın günleri geride kalır. Mevsim artık çok sıkıntı vermeden geçer.
- geleisimTavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, oyuna devam etmesine yaramayan zar.
- gele atmakfiilTavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncu işine yaramayacak zar atmak
- gelebilmekfiilgelme ihtimali veya imkânı bulunmak
- gelecekisimdaha gelmemiş, yaşanacak zaman, encam, istikbal, ati
- gelecek bilimiisimküresel bir perspektif içinde geleceği öngörmeye çalışan bilim, fütüroloji