Sözlük dizini
“G” harfi
5.035 madde
- gejgereisim(Sivas ağzı) İki kollu küçük sedye. Köylerde hayvan pisliği taşımaya yarar.
- garametlisıfat(Sivas ağzı) Talihsiz, kadersiz
- gamgaisim(Sivas ağzı) Odun parçası.
- gadingeisim(Sivas ağzı) Yenge
- gabalasıfat(Adana ağzı) (Sivas ağzı) toptan
- gebre otuisimSürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki.
- güvermekfiil(Sivas ağzı) Yeşermek (ot)
- gerçektenzarfgerçek olarak, hakikaten, sahi, sahiden, filhakika, filvaki
- GülşenisimBir kız adı.
- gün dönümüisimGecelerin ve gündüzlerin uzamadan kısalmaya veya kısalmadan uzamaya döndükleri gün
- gâvurun küfrüisim(Sivas ağzı) Gâvurun günü, gücüğün çıkması ile martın girmesi arasında (tahminen 10-14 mart arasında) olur. Gâvurun küfründe bacaya çıkılarak, horanta (aile fertleri) sayısı kadar taş ayrılır. Herkesin taşı büyükten küçüğe, puharenin (büyük baca) kenarına dizilir. Bir gün sonra taşlar kaldırılarak altına bakılır. Kimin taşının altından fazla böcek çıkarsa onun bu yıl nasibi bol olur. Bu yüzden uğur gerektiren tüm işlerde ailenin bu ferdi öne sürülür. Bu günde kadınlar salıncak kurup sallanırlar. Salıncakta sallanılırsa gâvurun küfrü ve kişinin günahlarının döküleceğine inanılır
- gereviisim(Giresun ağzı) Fındık dallarını eğmek için , çekmek için kullanılan çatallı çubuk. Ucu ters v şeklinde, kanca benzeri tahta bir alettir.
- GülümisimBir soyadı.
- gerdaniyebuselikisimGerdaniye makamı ile buselik beşlisinden oluşan bir birleşik makam
- gnaysisimKuvars, mika ve feldispattan bileşmiş kayaç
- gizilgüçisimbir cisimde bulunduğu halde herhangi bir engel nedeniyle belli olmayan, engel kalktığında iş olarak ortaya çıkan güç
- gizemcilikisimaklın yetmediği alanlarda ve özellikle Tanrı kavramında, gerçeğe gönül yoluyla ya da bir irade zorlayışıyla ulaşılabileceğini kabul eden felsefe ve din öğretisi
- geçmişi olmakfiilAralarında eskiye dayanan dostluk, arkadaşlık olmak
- geçmişini kurcalamakifadegeçmişini araştırarak kötü amaçlı kullanmak için birisiyle ilgili bilgi edinmek
- geçmişlerini karıştırmakfiilBirinin ölmüşlerini yermek veya onlara sövmek
- geçmişe mazi, yenmişe kuzu derleratasözü"geçmişte kalan olayların üzerinde durulmasında bir yarar yoktur" anlamında bir söz.
- gözü dünyayı görmemekifadeHiç kimseye, hiçbir şeye önem, değer vermemek.
- gözlerinin içine kadar kızarmakfiilUtancından yüzü çok kızarmak
- gözlerine inanamamakifadeHiç umulmayan, hiç anımsanmayan bir şeyin görülmesi karşısında şaşırmak
- gözlerinin feri sönmekifadeBakışlarının canlılığı yitmek.
- gözlerini belertmekifadeGözlerini, akı çok görünecek biçimde açmak.
- gözleri yuvalarından fırlamakifadeKorku, öfke ya da telaşı gözlerinden belli olmak.
- gözüne uyku girmemekfiilHiç uyuyamamak.
- gözleri buğulanmakifadeGözleri yaşararak çevreyi bulanık görmek.
- gözenekleştiriciisimBir reçine ya da kauçuğa katıldığında sıcaklığın yükselmesi sonucu gaz vererek bozunan ve böylece karışımın kütlesi içinde açık ya da kapalı gözeli bir köpük ya da süngerimsi doku oluşturan bileşik.