Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- hacamat yapmakfiilHacamat yoluyla kan almak.
- hacamat yapmamaisimhacamat işlemini yapmama
- hacamat şişesiisimHacamat yapmak için kullanılan, ağzı dibinden dar şişe.
- hacamatlamaisimHacamatlamak işi
- hacamatçıisimhacamat yapan kişi
- hacanaisim(İçel ağzı) Düğünde geline önderlik eden kadın.
- haccetmeisimhaccetmek işi
- haccetmekfiilMüslümanlıkta hac zamanında Kâbe'yi ziyaret ve tavaf etmek
- hacerisimtaş
- hacetisimherhangi bir şey için lüzumlu olma, ihtiyaç, gereklilik, lüzum
- hacet dilemekfiilistekte bulunmak
- hacet görmekfiilgerekli bulmak, gerekli saymak
- hacet kapısıisimDua etmek veya dilekte bulunmak için gidilen türbe, mezar vb.; hacet penceresi.
- hacet namazıisimbir ihtiyacın giderilmesi için kılınan iki rekâtlık nafile namaz.
- hacet penceresiisimhacet kapısı.
- hacet tepesiisimüzerinde yapılan duanın kabul olunacağına inanılan tepe
- hacet yeriisimdua edilip dilek dilenen yer
- hacet yokisimgerekliği yok, gerekli değil, istemez anlamında kullanılan bir söz
- haceti olmakfiiltuvalete gitmesi gerekmek
- hacetini yapmakfiilküçük ya da büyük abdest almak
- hacimisimbir cismin uzayda doldurduğu boşluk, oylum, cirim, sıygı
- hacimlisıfathacmi olan, oylumlu
- hacimlicesıfatBiraz hacimli, oylumluca
- hacimlilikisimhacimli olma durumu
- hacimselsıfatoylumsal
- hacimsizlikisimHacimsiz olma durumu
- hacirisimkısıt
- hacir altına almakfiilkısıtlamak
- hacizisimbir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması
- haciz koymakfiilel koymak