Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- hak deliğiifadeVajina
- hak edişisimbir üretim veya yapım sırasında hak edilmiş durum veya para, istihkak
- hak etmekfiildeğer olmak
- hak getireifadeYoktur anlamında
- hak habîbîisimİslam peygamberi Muhammed
- hak kazanmakfiilemeğin karşılığını alabilecek duruma gelmek
- hak kuşuisimbataklık baykuşu
- hak sahibiisimkazanımlı
- hak vermekfiilbirinin düşüncesini, davasını, iddiasını doğru bulmak
- hak yemekfiilBaşkalarının hakkını vermemek
- hak yerini buluratasözüBir anlaşmazlığı ortadan kaldıran yol, doğru yoldur. Bu her zaman üstün gelir. Haklıyahakkının verilmesi, suçlunun cezalandırılması da bu demektir.
- hak yoluisimdoğru yol
- hakaik-ı mahzaisimSırf hakikatler, özünü bozabilecek her hangi bir şey karışmamış gerçekler
- hakanisimTürk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir ünvan, kağan, kaan
- hakanlıkisimhakan olma durumu
- hakaretisimonur kırma, onura dokunma
- hakaret etmekfiilbir şeyi veya bir kişisi aşağılık ve değersiz gösterecek biçimde davranmak
- hakaretamizsıfatHakaret içeren, hakaret dolu
- hakemisimtarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi; yargıcı
- hakem atışıisimfutbolda hakemin sakatlık vb. durumlarda oyunu durdur¬duktan sonra tekrar başlatmak için oyunun durduğu yerde, iki rakip oyuncu arasında topu yere bırakması
- hakem denetimiisimakran denetimi
- hakem heyetiisimyargıcılar kurulu
- hakem kararıisimözellikle güreş ve boksta hakem veya hakemler verdiği karar
- hakemlikisimhakemin görevi, yargıcılık
- haketzarf(Tunceli ağzı) hakikaten
- haketmeisimkakma
- haketmekfiilhak etmek
- hakezazarfpenzer biçimde
- hakiisimyeşile çalan toprak rengi, kirli sarıdan yeşilimsi kahverengiye kadar değişen renk türüdür.
- hakikatisimAlevîlik'te dört kapı kırk makam inancındaki kapılardan dördüncüsü