Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- halebiisimGenellikle kumaş ölçmekte kullanılan, uzunluğu 50-70 santimetre arasında olan bir ölçü birimi.
- hâle yola koymakfiilIyi bir düzen vermek, tertiplemek
- halayıklısıfatHalayığı olan
- halayisimAnadolu'nun çeşitli bölgelerinde davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
- halat çekmeisimbir halatı birer ucundan tutan iki tarafın birbirini çekmesiyle yapılan yarışma
- hala oğluisimhalanın oğlu veya çocuğu, halazade
- hâl ulacıisimZarf-fiil
- hâl olmakfiilKötü duruma düşmek, ölmek
- hakuranisimkumru
- haktanırsıfatherkesin hakkını gözeten (kişi), hakşinas
- haksızlık etmekfiiladalete aykırı davranmak, gadretmek
- haksızcasıfatHakka, adalete uymayan (biçimde)
- haksız yerezarfHaksız olarak, hak etmediği hâlde
- haksızsıfathak ve adalete uygun olmayan
- hakseverlikisimHaksever olma durumu, hakperestlik
- haklı çıkmakfiildavasının, iddiasının, düşüncesinin veya davranışının doğru olduğu anlaşılmak
- haklı bulmakfiilDavasını, iddiasını, düşüncesini, davranışını doğru bulmak, yerinde görmek
- haklaşmakfiiliki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek
- haklaşmaisimhaklaşmak biçimi veya durumu
- hakkı olmakfiilpayı, alacağı, hissesi olmak
- hakkı geçmekfiilbirinin payından başkası almış olmak
- hakketmeisimHakketmek işi
- hâkimiyetimilliyeisimulusal egemenlik, millî egemenlik
- hakikatsizsıfatgerçek olmayan
- hakem kararıisimözellikle güreş ve boksta hakem veya hakemler verdiği karar
- hakçazarfDoğrulukla
- HakasisimRusya'daki Hakas Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı ve bu halktan olan kimse.
- hakaretamizsıfatHakaret içeren, hakaret dolu
- hak yemekfiilBaşkalarının hakkını vermemek
- hak kazanmakfiilemeğin karşılığını alabilecek duruma gelmek