Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- harita metot defteriisimHarita çizimleri için kullanılan metot defteri
- harita mühendisliğiisimyeryüzünün tamamının veya bir parçasının çeşitli tekniklerle (uydulardan konum belirleme, uydu görüntülerini işleme vb.) metrik anlamda ölçülmesi ve elde edilen mekansal verilerin bilgisayar ortamında işlenip değerlendirilmesi sonrası belirli standartlara veya prensiplere göre harita ve planlara dönüştürülmesi, ayrıca konum ve mekanla ilgili her türlü ölçüm, hesaplama, analiz ve görselleştirme çalışmaları ile ilgilenen mühendislik dalı
- haritacıisimharita yapan kişi, kartograf
- haritacılıkisimharitacının yaptığı iş, harita yapımı ve kullanımı bilim, sanat ve teknolojis
- haritadan silmekifadeSavaş, deprem gibi nedenlerle bir yerleşim yerinin harabeye dönüşmesi.
- haritalıkisimharitaların saklandığı yer
- hariçisimdış, dışarı
- hariç olmakfiilO işin içinde olmamak
- hariçten gazel okumakifadeBir konuyu iyice bilmeden görüş ve düşünce ileri sürmek.
- harlakisimHarıltı ile akan su, çağlayan
- harlamaisimharlamak işi
- harlamakfiilateş için kuvvetlenmek, harlı bir biçimde yanmak
- harlanmakfiilAteşin şiddetlenmesi, birdenbire daha da tutuşmaya başlaması.
- harlatmaisimharlatmak işi
- harlatmakfiil(ateşi) Kuvvetlendirmek, alevlendirmek
- harlısıfatHarıl harıl yanan, kuvvetli.
- harmanisimBiçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi.
- harman döven öküzün ağzı bağlanmazatasözüHizmetinin verimlerini aldığımız kimsenin kazandırdığı şeylerden yararlanması gerekir.
- harman dövmek keçinin işi değilatasözüÖnemli, ağır işler, hafife alınmamalı, çoluk çocuğa, acemilere yaptırılmamalıdır.
- harman savurmakfiilTahılı samandan ayırmak için dövülmüşünü rüzgâra karşı savurmak
- harman sonuisimHarmandan sonra kalan, toprakla karışmış tahıl
- harman sonu dervişlerindiratasözüHerkesin bol bol yararlandığı şeyin arta kalanından alçak gönüllü kimseler yararlanırlar.
- harman yel ile, düğün el ileatasözüHer işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır. Örneğin, harmanı savurmak için yel, düğünün iyi hazırlanması ve toplantının şen geçmesi için hısım, akraba, eş, dost ister.
- harman yeriisimüzerinde harman dövülen, sıkıştırılmış sert toprak alan, harmanlık
- harman çevirmekfiilHarmanlamak
- harmancısıfatHarman işi ile uğraşan kimse.
- harmancılıkisimHarmancı olma durumu
- harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmazatasözüBir haylazlığından dolayı cezalandırılan çocuk, uzun süre bunu hatırlar da haylazlık yapmaktan çekinir. Uygunsuz bir davranışından dolayı cezalandırılan kimseler de bu geçerlidir.
- harmaniisimbütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir tür üst giysisi; harmaniye
- harmanlamaisimharmanlamak işi