Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- haydan gelen huya gideratasözü"kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar" anlamında kullanılan bir söz.
- hayır dile eşine, hayır gele başınaatasözüSen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin, yapsın.
- hayıf ölene oluratasözüAcınacak yaşta ya da acıklı biçimde ölene herkes üzülür; ama bir süre sonra üzüntüler geçer,acı unutulur. Ölenin acınacak durumu ise sürer gider.
- havlayan köpek ısırmazatasözüKarşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse, eylemli bir saldırıda bulunmaz.
- hatasız kul olmazatasözüYanılmayan, kusur işlemeyen ve hata yapmayan insan yoktur. Herkes hata yapabilir.
- hatır için çiğ tavuk yeniratasözüİnsanın, çok sevdiği bir kişi için yapamayacağı şey yoktur.
- hatır alma bir elmaatasözüBir kimseye karşı sevgimizi göstermek için sunduğumuz armağanın değeri pahalı olmasındadeğil, duygumuzu taşımasındadır.
- hasta ol benim için, öleyim senin içinatasözüKişi, kendisi için bir özveride bulunan kimseye karşı, sırası gelince daha büyük özveridebulunur.
- hastaya yatak sorulmazatasözüBir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerek olup olmadığı sorulmaz.
- hastaya bakmaktan hasta olması yeğdiratasözüAğır bir hastaya bakmak o denli güçtür ki, kimi zaman hasta olmak bundan daha kolay görünür.
- hastalık sağlık bizim içinatasözüİnsan can taşıyor: Sağ, esen olduğu gibi hasta da olur. Bu durumları düşünüp tedbirlibulunmak gerekir.
- hastalık kantarla girer, miskalle çıkaratasözüHastalık, birden ve çok zorlu gelir. Ama yavaş yavaş iyileşir.
- harman yel ile, düğün el ileatasözüHer işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır. Örneğin, harmanı savurmak için yel, düğünün iyi hazırlanması ve toplantının şen geçmesi için hısım, akraba, eş, dost ister.
- harman sonu dervişlerindiratasözüHerkesin bol bol yararlandığı şeyin arta kalanından alçak gönüllü kimseler yararlanırlar.
- harman dövmek keçinin işi değilatasözüÖnemli, ağır işler, hafife alınmamalı, çoluk çocuğa, acemilere yaptırılmamalıdır.
- harman döven öküzün ağzı bağlanmazatasözüHizmetinin verimlerini aldığımız kimsenin kazandırdığı şeylerden yararlanması gerekir.
- harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmazatasözüBir haylazlığından dolayı cezalandırılan çocuk, uzun süre bunu hatırlar da haylazlık yapmaktan çekinir. Uygunsuz bir davranışından dolayı cezalandırılan kimseler de bu geçerlidir.
- harmanı yakarım diyen, orağa yetişmemişatasözüBaşkasına kötülük yapmayı tasarlayan kişi, kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür.
- haramzade pazar bozar, helalzade pazar yaparatasözüSütü bozuk kişi, iki kimsenin arasını açar, anlaşmalarına engel olur. Soylu kişi arabuluculuk yapar, anlaşmalarına yardım eder.
- haramın temeli olmazatasözüHaram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider.
- hangi gün vardır akşam olmadıkatasözüSona ermeyen hiçbir iyi durum, yıldızı sönmeyen hiçbir ünlü yoktur.
- hamı tatlı, yetkini acıatasözüÇocuk küçükken sevilir; sorun çıkarmaz. Ama büyüyünce anne babayı büyük sorunlar karşısında bırakır; üzer de.
- hal halin yoldaşıdıratasözüAynı durumdaki kimseler, birbirlerinin durumunu daha iyi anlarlar.
- halayıktan kadın olmaz, gül ağacından odun olmazatasözüHer şeyin, kendisinden beklenen görevi yapabilecek nitelikler taşıması gerekir. Gül ağacı iyi odun görevini yapamadığı gibi orta hizmetçisi de kültürlü bir kocanın eşi olamaz.
- halıda nakış bir gerekatasözüBir toplulukta, bir uğraşı alanında ayrık niteliği bulunan bir öğe hoş karşılanır. Buna benzerbaşka bir öğe iyi karşılanmaz.
- hak yerini buluratasözüBir anlaşmazlığı ortadan kaldıran yol, doğru yoldur. Bu her zaman üstün gelir. Haklıyahakkının verilmesi, suçlunun cezalandırılması da bu demektir.
- haklı söz haksızı Bağdat'tan çeviriratasözüDoğru, inandırıcı söz, yanlış yolda çok ileri gitmiş olan kişiyi bile yola getirir.
- hacı Mekke'de, derviş tekkedeatasözüKişi, özel durumunun gerektirdiği yere yakışır. Bu duruma uymayan yerde bulunursa yadırganır.
- hacı hacı olmaz gitmekle Mekke'ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeyeatasözüBir işi görünüşte ve biçimsel olarak yapmakla o iş gerçekten yapılmış ve sonuç elde edilmişolmaz.
- haberi verenden alan uz gerekatasözüBir kişi ne gibi sonuç doğuracağını bilmediği bir haberi sadece anlatır. Bundan sonuç çıkarmak, dinleyenin anlayış, uslamlama gücüne bağlıdır.