Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- haddeden geçirmekifadeMadenleri tel durumuna getirmek için haddeyi kullanmak.
- hadde fabrikasıisimSom demire çubuk, köşebent, levha, ray vb. biçimler verilen fabrika
- haddeisimMadenleri tel durumuna getirmek için kullanılan ve türlü çapta delikleri olan çelik araç.
- HaçlılarisimXI. yüzyıl ile XII. yüzyıl arasında Batılı Hristiyanlarca kutsal yerleri Müslümanların elinden almayı amaçlayan seferlere katılanlar
- haçlısıfatHaçı olan.
- haçı suya atmaisimortodoks Hristiyanların Hz. İsa’nın vaftizini kutlamak için her yıl 6 Ocak’ta suya haç atmaları ve yüzme yarışıyla o haçı çıkarmaları biçiminde yaptıkları dinî tören
- haçisimDoksan derecelik açılarla birbirini kesen iki doğru parçasından oluşarak İsa’nın çarmıhtaki duruşunu temsil eden Hristiyanlık sembolü.
- haczetmekfiilbir alacağın ödenmesi için borçlunun geçim ve mesleğinde gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık veya malına icra dairesi el koymak
- hacizliisimhaciz altına alınmış, mahcuz
- HacivatisimKaragöz oyununda kendini halktan üstün görme, bilgiçlik taslama, kitap dili kullanma vb. özentileri olan kimse.
- hacimselsıfatoylumsal
- hacıyatmazisimdibine konan ağırlık sebebiyle yatırılmak istense de hep dik duran oyuncak
- hacılarkuşağıisimGökkuşağı
- hacı yağıisimgül yağından çıkarılan ve bilhassa hacılar tarafından kullanılan keskin ve ağır bir esans
- hacı ağalık etmekfiilgereksiz yere, gösteriş için bol para harcamak
- hacetini yapmakfiilküçük ya da büyük abdest almak
- haceti olmakfiiltuvalete gitmesi gerekmek
- hacet yokisimgerekliği yok, gerekli değil, istemez anlamında kullanılan bir söz
- hacet kapısıisimDua etmek veya dilekte bulunmak için gidilen türbe, mezar vb.; hacet penceresi.
- hacet dilemekfiilistekte bulunmak
- haccetmekfiilMüslümanlıkta hac zamanında Kâbe'yi ziyaret ve tavaf etmek
- hac etmekfiilhacılık görevini yerine getirmek
- habersizcezarfhaber vermeden, haberi olmadan, gizlice, habersiz
- habersizzarfhaber vermeden, habersizce
- haberleşmekfiilbir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek
- haberin olsun!fiilherhangi bir konuda birine uyarıda bulunmak için söylenir
- haberdar olmakfiilhaber almak
- haberdar etmekfiilhaber vermek, bildirmek
- haber salmakifadehaber göndermek, bir haberi veya olayı bir şekilde bildirmek.
- haber göndermekfiilherhangi bir araçla bildirmek