Sözlük dizini
“H” harfi
4.232 madde
- hastalıklısıfatvücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz
- hastaneisimhastaların yatırılarak tedavi edildikleri sağlık kurumu; darüşşifa, sayrılarevi, şifahane
- hastane enfeksiyonuisimHastanedeyken vücuda geçen mikroorganizmaların yol açtığı, genellikle hastanede yatılan süre içinde bazen de taburcu olduktan sonra ortaya çıkan enfeksiyon.
- hastane gemisiisimSavaş, afet vb. durumlarda hasta bakımı için ayrılan özel donanımlı gemi.
- hastaya bakmaktan hasta olması yeğdiratasözüAğır bir hastaya bakmak o denli güçtür ki, kimi zaman hasta olmak bundan daha kolay görünür.
- hastaya yatak sorulmazatasözüBir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerek olup olmadığı sorulmaz.
- hastelisimDaha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ekonomik tesisler
- hasudaisim(Sivas ağzı) Un, yağ, şeker ve su ile yapılan hafif bir tatlı, aside
- hasutsıfatkıskanç
- hasutaisimbkz.: hasuda
- hasutlukisimkıskançlık
- hasûrsıfatErkeklik gücü olduğu halde cinsel ilişkiye girmeyen kişi.
- hasılsıfatolan, ortaya çıkan, görünen.
- hasıl olmakfiilortaya çıkmak, türemek.
- hasılatisimÜrün
- hasılatlısıfatGelir getiren
- hasılızarfSözün kısası, kısacası
- hasımisimdüşman
- hasımcazarfHasım gibi davranarak
- hasımlıkisimHasım olma durumu
- hasırisimSaz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü.
- hasır altıisimBir işi isteyerek, bilerek ve haksız olarak yürütmemek, örtbas etmek anlamında hasır altı etmek deyiminde geçer
- hasır demirisimHasır çelik
- hasır otuisimhasır otugillerden (Typha), bataklıklarda yetişen düz, ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya, hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz, kiliz, kofa, saz, su kamışı
- hasır otugillerisimSu kıyılarında yetişen, örneği hasır otu olan bir bitki familyası
- hasırcıisimHasır ören veya satan kimse.
- hasırlamaisimHasırlamak işi
- hasırlısıfatHasırı olan, hasırla kaplanmış olan
- hatisimçizgi
- hat bekçisiisimDemir yolunu, telefon, telgraf hatlarını gözetleyip koruyan görevli kimse