Sözlük dizini
“İ” harfi
3.971 madde
- iştah açmakifadeYemek isteğini artırmak
- işsiz güçsüz kalmakfiilBulunduğu iş yerinden ayrılarak geçimini sağlayacak durumda bulunmamak
- işsiz güçsüzsıfatyapacak hiçbir işi olmayan veya iş tutmayan
- işportaya düşmekfiilDeğerini yitirmek, herkes tarafından kullanılmak
- işportacılıkisimİşportacının yaptığı iş.
- işleyişisimişleme işi
- işlevsizsıfatIşlevi olmayan
- işlevcilikisimtoplumu, her bir öğesi belli bir işlev yapan karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan akım, görevcilik, fonksiyonalizm
- işlevciisimİşlevi yerine getiren kişi veya nesne
- işlev yitimiisimel, kol vb düzenli hareketleri yapma yetersizliği, apraksi
- işletme şirketiisimGaz, su, elektrik vb hattını veya dağıtım hattı ve donanımını işleten, şahıs, firma, halk şirketi veya kuruluş
- işletme defteriisimYalnız gelir ve giderlerin yazıldığı defter
- işletişisimIşletmek işi veya biçimi
- işlerlikisimGereken sonucu verecek nitelikte çalışma durumu
- işlenişisimIşlenmek işi veya biçimi
- işlemecilikisimIşlemecinin işi
- işlemeciisimElle oyma, nakış vb yapan kimse
- işlem hacmiisimBorsada gerçekleştirilen alım satımların toplam tutarı
- işlek ekisimSözcük türetmede sık kullanılan yapım eki
- işkilsizzarfişkil içinde bulunmayan, kuşkusu olmayan, vesvesesiz bir biçimde
- işkillisıfatişkil içinde bulunan, kuşkulu, kuruntucu, vesveseli, müvesvis
- işkenceye sokmakfiilMaddî veya manevî sıkıntı vermek, zora sokmak
- işkembesini düşünmekfiilÖncelikle karın doyurmayı düşünmek
- işkembesi genişsıfatHoş görülmeyecek şeyi de hoş gören, hazımlı
- işkembelisıfatIşkembesi olan
- işkembecilikisimIşkembeci olma durumu veya işkembecinin işi
- işkembeciisimİşkembe veya işkembe çorbası satan kimse
- işkembe çorbasıisimTemizlenmiş ve önceden haşlanmış işkembenin küçük küçük doğranmasından sonra un, sirke, sarımsak karıştırılarak hazırlanan bir çorba türü.
- işkembeisimGeviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü.
- işkâl etmekfiilGüçleştirmek, zorlaştırmak, çetinleştirmek