Sözlük dizini
“İ” harfi
3.971 madde
- iç bölgeisimbir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
- istinafisimMahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek, bunu istinaf mahkemesine götürme
- içgöreçisimendoskop
- ikincilsıfatasıldan sonra gelen, tali
- iki çeneklilerisimtohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı, ödikotlar
- imanı gevremekifadeÇok yorulmak veya sıkıntı çekmek.
- iç açmakifadeGönle ferahlık vermek, gönlü ferahlatmak
- icraya vermekifadealacağın borçludan alınabilmesi için icraya başvurmak
- icara vermekfiilkiraya vermek
- ikebanaisimbelli kurallara göre yapılan çiçek düzenlemesi
- ilibada aşıisim(Antalya ağzı) Kışın kırlardan toplanan labada otunun bulgur ve yağ ilavesiyle birlikte kavrulması ile yapılan bir yemek
- inleisimBir koy ya da lagünün dar girişi.
- işkilli büzük dingilderatasözüHerhangi bir konuda tedirginliği olan ya da yaptığı işe inanmayan kimsenin kendisini belli edeceğini belirtmek üzere kullanılır.
- iyeşmekfiil(Sivas ağzı) Sürtüşmek, zıt gitmek
- it dirseğiisim(Sivas, Havza ağzı) arpacık
- işkillenmekfiilİşkilli duruma gelmek, pirelenmek, kuşkulanmak, şüphelenmek: 'Gözümüz yılmış, havada bir bulut parçası görür görmez işkilleniyoruz. -A. Rasim.'
- indiriş etmemekfiil(Sivas ağzı) Tenezzül etmemek
- ileğenisim(Sivas, Havza ağzı) Leğen
- iki tekzarf(Sivas ağzı) Az
- iğisimpamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, cehre, kirmen
- ipek böceğiisimkanatları pullu böcekler (Bombycidae) sınıfından, ördüğü kozalardan ipek elde edilen, dut yaprağı ile beslenen bir cins kelebeğin tırtılı
- ikitekisimKürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ayrı ayrı oturaklarda ve sadece birer küreği olan tekne
- insaniçincilikisimİnsanmerkezcilik
- insanmerkezcilikisimİnsanı evrenin merkezi sayan, bütün öbür yaratıkların insan için yaratılmış olduklarını söyleyen dinî nitelikli öğreti, insaniçincilik, antroposantrizm
- ihkâmisimkuvvetlendirme, sağlamlaştırma, güçlendirme, tahkim etme
- iğrenmekfiilbir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek
- ifil ifilzarf(rüzgâr, kar için) Hafif, kesintili ve yavaş bir biçimde
- iki arada kalmakfiilBirbirine karşıt iki kişi arasında ne yapacağını bilemeyerek şaşırmak
- ikame mallarisimyalın çoğul çekimi: ikame mal
- ihtiyatlılıkisimihtiyatlı olma durumu