Sözlük dizini
“K” harfi
13.041 madde
- kabahatisimuygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış
- kabahat bulmakfiilbir kusur suç aramak
- kabahat da gizli olmalı, ibadet deatasözü"Yapılan bütün işlerde işin özüne inmeye gayret edilmelidir.Başkalarına gösteriş için yapılan hiçbir işten,davranıştan iyilik ve hayır beklemek mümkün değildir" anlamında bir söz.
- kabahat işlemekfiilsuç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak.
- kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almazatasözü"hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez" anlamında kullanılan bir söz.
- kabahatlisıfatsuçlu
- kabahatlilikisimKabahatli olma durumu
- kabahatsizsıfatkabahati olmayan
- kabahatsizlikisimKabahatsiz olma durumu
- kabakisimkabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita)
- kabak başına patlamakifadePek çok kişinin işlediği bir suçun cezasını yalnız bir kişinin çekmesi
- kabak dolmasıisimİçi oyulan sakız kabağının soğan, baharat, pirinç, bulgur veya kıyma karışımıyla doldurulup pişirilmesiyle hazırlanan bir tür dolma.
- kabak kafalısıfatsaçları dökülmüş, dazlak
- kabak kemaneisimGövdesi ortadan ikiye bölünmüş su kabağının üzerine ince deri gerilerek, sapı ise ağaçtan yapılan üç telli bir yaylı çalgı, kemane
- kabak lambaisimSu kabaklarının içinin boşaltılarak, üzerine delikler delmek suretiyle işlenmesi ve içerisine ampul yerleştirerek yapılan lamba.
- kabak meltemiisim30 Mayıs'ta başlayan fırtına.
- kabak tadı vermekifadeAşırı tekrarlanması, sürdürülmesi yüzünden bir şeyden doygunluk, yorgunluk veya bıkkınlık duyarak onu istemez duruma gelmek.
- kabak çekirdeğiisimbal kabağının tohumu
- kabak çiçeğiisimSüs eşyası
- kabak çiçeği gibi açılmakifadeUtanma ve sıkılmadan dolayı uzun süre ortama girmeyen birinin birden aşırı özgür davranması.
- kabak çıkmakifadeÖzellikle kavun ve karpuz olmak üzere bazı meyvelerin kesildiğinde henüz ham olduğunun görülmesi.
- kabakgillerisimiki çeneklilerden, kabak, kavun, karpuz, hıyar vb.ni içine alan, geniş yapraklı, sürüngen ve sarılgan bitki familyası
- kabaklamaisimKabaklamak işi
- kabaklamakfiilAğaçların gençleşmesi için dallarını budamak.
- kabaklaşmakfiilSaçları dökülmek, dazlaklaşmak
- kabaklıkisimkarpuz veya kavunun ham olma durumu
- kabakulakisimtükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma
- kabakulak olmakfiilBu hastalığa yakalanmak
- kabakulak otuisimiki çeneklilerden, çok yıllık, otsu veya çalı biçiminde, çiçekleri koyu kahverengi, pis kokulu, 70-80 cm boyunda ince saplı tırmanıcı bir bitki
- kabakçıisimkabak yetiştiren veya satan kişi