Sözlük dizini
“K” harfi
13.041 madde
- kavisimKav mantarlarından kurutularak elde edilen, çabuk tutuşan, süngerimsi madde
- kayırılmaisimKayırılmak işi
- kayıplara karışmakfiilBulunduğu yerden ayrılıp gitmek, gittiği yeri bildirmemek, görünmez olmak
- kayırışisimKayırmak işi veya biçimi
- karakaşisimGenellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun.
- kayıngillerisimIki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular
- kaymelikisimHerhangi bir kayme değerinde olan
- kaynaçisimVolkan bölgelerinde, belli aralıklarla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak, gayzer
- kaynaç taşıisimKaynaçlarda oluşan silisli çökelti, gayzerit
- kaynana zırıltısıisimbir sap çevresinde çevrilen, çevrildikçe takırtılı bir ses çıkaran çocuk oyuncağı, cır cır
- katma bütçeisimÖzel gelirleri olan ve genel bütçe dışında kalan bütçe, mülhak bütçe
- kaynak suyuisimKaynağın veya gözemin başında alınan su
- kaynaştırma sesiisimÜnlü ile sona eren bir kelimeye ünlü ile başlayan bir ek geldiğinde araya giren y sesi: İki-y-i, oda-y-a, soru-y-u vb
- katlanılmakfiilKatlanmak işi yapılmak
- kurmaisimkurmak işi
- katkılanmakfiilIçine bir katkı karışmak
- kaynaklanmaisimKaynaklanmak işi veya durumu
- kaynak kişiisimSağlam, güvenilir, doğru bilgiler edinilen kimse
- katıştırmakfiilBir şeyin içine başka bir şey katarak karıştırmak
- komutisimAskerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen emir.
- kaypamaisimKaypamak işi
- kaypamakfiilAyağı kaymak
- kaypaklaşmakfiilKaypak bir duruma gelmek
- kazalısıfatKaza ihtimali yüksek olan.
- kaydırakisimYassı, kaygan çakıl.
- kayşamaisimKayşamak işi
- kazanılmaisimKazanılmak işi
- kazasızzarfKazaya uğramadan yapılan
- katmanlaşmaisimKatmanlaşmak işi
- katman bulutisimgri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası; stratus