Sözlük dizini
“K” harfi
13.041 madde
- karşıtçısıfatbir işe, davranışa veya düşünceye karşı çıkan, karşı olan, aleyhtar
- karşıt duyguisimBazı kişilere, veya varlıklara karşı duyulan ve belirli bir sebebe dayanmayan hoşnutsuzluk durumu, antipati
- karşısına geçmekfiilkarşı düşünceye katılmak
- karşısına almakfiilbirinin düşünce ve tutumuna katılmadığını belli etmek
- karşınbağlaçgerekenin veya mantığın tersine olarak, rağmen
- karşılıkta bulunmakfiilCevap vermek
- karşılıksız çekisimÖdenecek paranın bankadaki hesapta olmadığı çek
- karşılıksız aşkisimBir tek kişinin kendince yarattığı aşk, tek yanlı aşk
- karşılıksızzarfkarşılık verilmeyecek
- karşılıklı yapraklarisimsapların her düğümünde karşılıklı olarak ikişer ikişer bulunan yapraklar
- karşılık vermekfiil(küçük büyüğüne) karşı gelmek
- karşılayıcısıfatKarşılama işini yapan kimse.
- karşılaştırmalı edebiyatisimKarşılaştırma yöntemiyle çeşitli edebiyatlar arasındaki ilişkileri, benzerlikleri tespit etmeyi amaçlayan bilim dalı, mukayeseli edebiyat
- karşılaştırmalı dil bilimiisimKarşılaştırma yöntemiyle çeşitli diller arasındaki ilişkileri, benzerlikleri belirleyip dil ailelerini tespit etmeyi amaçlayan inceleme
- karşılaştırmalı dil bilgisiisimAkraba dilleri ve lehçeleri karşılaştırarak inceleyen dil bilgisi
- karşılaştırmacıisimKarşılaştırmalı edebiyat veya dil bilimi uzmanı
- karşılaştırma derecesiisimdaha, çok, fazla, ziyade gibi kelimelerle kavramların karşılaştırılıp üst derecede gösterilmesi
- karşılaştırılmakfiilKarşılaştırmak işi yapılmak
- karşılaştırılmaisimKarşılaştırılmak işi
- karşılaşmakfiilkarşı karşıya gelmek, rastlaşmak
- karşılanmakfiilkarşılamak işi yapılmak
- karşılama töreniisimÖnemli bir kimsenin bir yere gelişi sırasında o yerin yöneticileri ve halkı tarafından yapılan kabul töreni
- karşıdan karşıyazarfBir yandan öbür yana
- karşıcısıfatkarşılayıcı.
- karşı savisimbir çatışkının ikinci terimini oluşturan düşünce veya önerme, antitez
- karşı olmakfiilbirine veya bir düşünceye katılmamak, karşıt olmak
- karşı koymakfiilDirenmek, dayanmak, boyun eğmemek
- karşı karşıya gelmekfiilbirden karşılaşmak
- karşı görüşisimBir teze karşı veya iddiaya karşı yeni ve değişik önerme getirme
- karşı gelmekfiilBoyun eğmemek, baş kaldırmak