Sözlük dizini
“K” harfi
13.041 madde
- kurban etiyle köpek tavlanmazatasözüBir rastlantının getirdiği geçici iyi durum, beklenen gerçek iyiliği sağlamaz.
- kul teftişte, gözelim Mevla ne işteatasözüİnsanlar hep bir iş peşinde koşarlar. Ama nasıl sonuç alacaklarını Tanrı bilir.
- kul sıkılmayınca Hızır yetişmezatasözüİnsan, başı dara düşmedikçe bütün gücüyle çalışıp sıkıntısına çare bulmaz.
- kul kusursuz olmazatasözüİnsan yanılmamak için ne denli dikkat ederse etsin yine yanılır. Hiç yanlış iş yapmamış kişiyoktur.
- kul kullanan, bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmeliatasözüİşçi çalıştıran kimse, işçinin yaptığı her yanlışı görmemeli, söylediği her uygunsuz sözü işitmemeli ki onu darıltmasın, iş aksamasın.
- kul azmayınca Hak yazmazatasözüKişi, azgınlığı yüzünden kötü durumlara düşer.
- kuduz ölür ama daladığı da ölüratasözüAzgın kişi, kötülüklerinin cezasını görür ama yaptığı kötülüklerin acısı sürer.
- kuş var eti yenir, kuş var et yediriliratasözüÖyle kişiler vardır ki acımadan en ağır işte kullanırız. Öyle kişiler de vardır ki, iş gördürmek şöyle dursun, biz ona hizmet ederiz.
- kuş kanadına kira istemezatasözüKişi, kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez.
- kuş darıdan kaçar mı?atasözüHiç kimse çıkarını tepmez. Kazançlı görünen bir işe yanaşmaması, o işte sakınca görmesindendir.
- kuşu kuşla avlarlaratasözüElde edilmek istenen kimse, daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür.
- kuşkulu uyku evin bekçisidiratasözüUfak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse, evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.
- kuşa kafes lazım, boruya nefesatasözüBir şeyden yararlanmak için kullanılacak araç, onun niteliğine uygun olmalıdır.
- koy avucuma, koyayım avucunaatasözüBize yardımda bulunan, yarar sağlayan kişiye biz de yardımda bulunur, yarar sağlarız.
- koyunu yüze yetir, el onu bine yetiriratasözüEl, bir olayı abartarak söyler. Yüz kazansan bin diye anlatır.
- koyunun melediğini kuzu melemezatasözüAna-babanın çocuğuna karşı gösterdiği aşırı ilgi ve sevecenliği, çocuk ana-babasına karşı o ölçüde göstermez.
- koyunun kuyruğu var örteratasözüZenginlerin ve toplumda önemli yeri olan kişilerin kusurları hemen örtbas edilir.
- koyunun götü bir gün açıksa keçininki her gün açıkatasözüDavranışlarını herkesin beğendiği kimse, günün birinde yanlış bir iş yapabilir. Bu, her gün yanlış iş yapanın yanında kınanacak bir durum sayılmaz.
- koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derleratasözüBir şeyin çok değerlisi ele geçmezse az değerlisi önem kazanır.
- koyma akıl, akıl olmazatasözüAklı olmayan kişi, başkasının verdiği akıl ile iş göremez. Önce bir şeyler yapmaya başlasa da arkasını getiremez.
- kork Allah'tan korkmayandanatasözüAllah'tan korkmayan kimse, insana her türlü kötülüğü yapabilir. Böylesinden korkulur.
- korkunun ecele faydası yokturatasözüKişi korkmakla kendisine gelecek bir zararı önleyemez. Olacak olur. Bunun için boş yere korkup üzüntü çekmemelidir.
- korkak bezirgan ne kar eder ne ziyanatasözüİş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korumuş olur ama, kazanç da sağlayamaz.
- konur eşek çayırını almazatasözüKendini beğenmiş kişi, yararlanılacak nesnelere hor baktığından bunlardan yoksun kalır.
- komşu komşunun külüne muhtaçtıratasözüKomşular en küçük şey için bile birbirlerine muhtaçtırlar.
- komşu kızı almak, kalaylı kaptan su içmek gibidiratasözüKomşu kızını almaya karar veren, ailenin ve kızın durumunu, gidişini iyi bildiğinden içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.
- komşu iti komşuya ürümezatasözüKomşudaki uygunsuz kişi, başkalarını incitse de komşusunu rahatsız etmez.
- komşu hakkı, Tanrı hakkıatasözüKomşular arasında yakın, kaçınılmaz ilişkiler vardır. Komşular birbirlerini incitmemeli,birbirlerinin hatırını saymalı, birbirlerine yardım etmelidirler. Bu ödevleri yerine getirenler,Allah'a karşı da ödevlerini yapmış olurlar.
- komşu ekmeği komşuya borçturatasözüKomşunuz size bir ikramda bulunur, bir şey armağan ederse, siz de ona ikramda bulunmalı armağan vermelisiniz.
- komşu boncuğunu çalan gece takınıratasözüHırsızlık malı, sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır.