Sözlük dizini
“K” harfi
13.041 madde
- komşun kör ise sen kıpa bakatasözüKişi, çevresindeki insanları kıskandıracak durumlardan sakınmalı, onlarda bulunmayan şeylere sahip olsa bile onlar gibi yaşamalıdır.
- komşunu iki inekli iste ki kendin bir inekli olasınatasözüBaşkasının iyi durumda olmasını iste ki Tanrı seni de ondursun.
- komşunun tavuğu, komşuya kaz görünüratasözüBaşkasının malı, bize olduğundan daha değerli görünür. Oysa aynı şey bizde de vardır; ama başkasınınkini bizimkinden üstün buluruz.
- kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşınıatasözüKişi, tutumunu çevresindekilerin durumuna göre düzenlemeli ve kendi varlığına uygun biryaşayış sürmeli, gücünün üstünde işler yapmaya kalkışmamalıdır.
- kocanın kabı ikiyse birini kıratasözüKıskanç kadın, kocasının aşırı zengin olmasını istemez; çapkınlığa başlar diye.
- koç koyundan seçkel gerekatasözüBir topluluğa önderlik edecek, egemen olacak kişi, topluluğu oluşturanlardan üstün nitelikte olmalıdır.
- koça boynuzu yük değilatasözüKişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez.
- kılavuzu karga olanın burnu boktan kalkmazatasözüKötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz.
- kiraz dut yetişmese beni yiyenin boynunu sapıma döndürürüm demişatasözüKiraz, yiyene yumuşaklık verir; kişiyi zayıflatır. Hemen ardından yetişen dut ise besleyicidir.
- kimse kimsenin kısmetini yemezatasözüKimi zaman bir kimsenin eli altındaki yiyecek türlü nedenlerle yenilmez, kalır. Bu sırada dışarıdan biri gelir, yemeğe alıkonulur. Hazır bulunan yiyecek ona ikram edilir. Demek ki bu yiyecek onun kısmetiymiş, asıl sahibinin kısmeti değilmiş denilir. Bu durum, kimse kimsenin kısmetini yemez gerçeğini kanıtlar. Yan yana aynı malı satan iki esnaf da böyle düşünür: Gelen müşteri, her iki malı görür, ama ancak birini satın alır. Satıcılar kısmet satanınmış inancında birleşirler.
- kimse kimsenin çukurunu doldurmazatasözüYaşlı bir kişi, çok sevdiği bir genç ölünce keşke onun yerine ben öleydim der. Kimi zamanda biz o değerli adam öleceğine şu işe yaramaz adam ölmeliydi deriz. Kimse kimsenin yerine ölemez.
- kimse kendi memleketinde peygamber olmazatasözüKişinin değeri, doğup büyüdüğü yerde gereği gibi bilinmez. Daha önce ad kazanmış kimseler vardır. Aile rekabetleri vardır. Küçüklüğünde yaptığı çocukça davranışları bilenler vardır. Bütün bunlar, onun yüksek bir kişi olarak kabul edilmesini engeller.
- kimse bilmez, kim kazana kim yiyeatasözüBir kimse çalışıp çabalar; kendisinin ve çoluk çocuğunun geleceği için mal biriktirir. Ancak, kimi zaman olaylar öyle gelişir ki bu kazancı, düşündükleri değil hatır ve hayalde olmayan kişiler yer.
- kimse ayranım ekşi demezatasözüHerkes satacağı malı över. Kendi tutumunu ve tuttuğu kimseleri savunur. Başkaları eleştirseler de bunlara toz kondurmaz.
- kimseye arşınına göre bez vermezleratasözüGözü yükseklerde olan, aşırı istekleri bulunan kimseye düşlediği ölçüye göre değil, içinde yaşadığı ortamın ölçüsüne göre bir pay verilir.
- kimsenin ahı kimsede kalmazatasözüZulüm görenin ahı, zulmedene hayretmez.
- kimsenin çırası tana kadar yanmazatasözüHiç kimsenin parlak yaşamı sürekli olmaz.
- kimseden kimseye hayır yokatasözüinsan, yapacağı işte yalnız kendi gücüne güvenmelidir. Başkasının yardımını bekler ve bunagüvenirse düş kırıklığına uğrar.
- kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeyeatasözüKimi kişiler bir şeyin bolluğundan yakınır, ondan kurtulmanın yollarını ararlar. Kimi kişiler aynı şeyden yoksun olmanın sıkıntısını çekerler.
- kiminin devesi, kiminin duasıatasözüVarlıklı olanların parası, yoksul olanların da duası alınarak işler yürütülür.
- kişi ne yaparsa kendine yaparatasözüiyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur.
- kişi arkadaşından bellidiratasözüBir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen, arkadaşının kişiliğine bakmalıdır.
- kişiyi vezir eden de karısı, rezil eden deatasözüKarı akıllı olursa kocasının toplum içindeki yerini her bakımdan yüceltir. Akılsız, tutumsuz,ahlaksız... olursa kocasını perişan, kepaze eder.
- kişinin kendine ettiğini kimse edemezatasözüBir kimse kimi zaman tedbirsizliği yüzünden öyle yanlış iş yapar, başını öyle derde sokar ki böyle bir kötülüğü başkaları ona yapamaz.
- kes parmağını çık pazara, em buyuran çok oluratasözüKişinin bir gerekseme içinde bulunduğunu gören herkes ona türlü türlü yol gösterir.
- keskin sirke kabına zararatasözüÇok öfkeli kişi, kendi sağlığını bozar, vücudunu yıpratır ve işlerini altüst eder.
- keskin akıl keramete kıç attırıratasözüÇok zeki olan kişi, bir işin nereye varacağını keramet sahibi kişiden daha iyi bilir.
- kesilen baş yerine konmazatasözüKesin olarak yapılıp sonuçlandırılan iş, eski durumuna getirilemez. Onun için her davranıştan önce, bunun nasıl bir sonuç doğuracağını iyi hesap etmek, ondan sonra işe girişmeye, ya da girişmemeye karar vermek gerektir.
- kepenek altında er yataratasözüinsanları kılık ve kıyafetlerine bakarak değerlendirmemelidir. Kaba saba, perişan bir kılık içinde değerli bir kişi bulunabilir.
- kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmazatasözüKibar çevrede yetişmemiş olanlar, ne denli özenseler kibarlığın bütün inceliklerini gösteremezler; kaba davranışlardan kendilerini büsbütün kurtaramazlar.