Sözlük dizini
“O” harfi
2.109 madde
- organzesıfatİpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir çeşit kolalı kumaş
- organtinsıfatSeyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş
- organlaşmakfiil(canlılar için) Organlar oluşmak
- organlaşmaisimOrganlaşmak işi
- organizmaisimcanlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet
- organize suçisimçeşitli kişi ve örgütlerce plânlanıp işlenen suç
- organize sanayiisimBirbirini bütünleyen, değişik sanayi kollarının ve kuruluşlarının oluşturduğu iş alanı
- organik kütleisimBirleşimindeki ögelerin büyük ve belirgin bölümü canlı varlıklardan oluşan kayaç
- organik kimyaisimkarbon birleşiklerinin incelenmesini konu alan kimya bölümü
- organ nakliisimİşlevini yitirmiş bir organın yerine sağlam bir organı koyma; organ aktarımı, transplantasyon.
- ordusuzisimOrdusu elinden alınmış amirâl/generâl
- ordugâhisimordunun konakladığı yer
- orducuisimsavaş alanına gitmek için yola çıkan Osmanlı ordusunun her türlü ihtiyaçlarını sağlamak için birlikte giden zanaatçılar ve esnafa topluca verilen ad
- ordubozanlıkisimordubozan olma durumu, fesatçılık, mızıkçılık
- ordu merkeziisimOrdu karargâhının bulunduğu yer
- ordu komutanıisimBir orduya komuta eden ve genellikle orgeneral rütbesinde olan asker
- ordu eviisimkara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı
- ordu donatımisimOrdonat
- ordövr tabağıisimIçine genellikle soğuk mezelerin konduğu özel olarak hazırlanmış tabak
- ordövr arabasıisimOrdövlerin servisinde kullanılan küçük el arabası
- ordonatisimSilâhlı kuvvetlerin savaş gereçlerini, araçlarını ve bunlara benzer her türlü ihtiyaçlarını sağlamakla görevli sınıf (ordu donatım işleri sözünün kısaltması)
- ordinoisimBir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri
- orayazarfO yere, o yöne
- orantılısıfataralarında orantı bulunan, mütenasip
- orantılanmakfiilOrantılı olarak düşünülmek
- orantılanmaisimOrantılanmak işi veya durumu
- orantılamakfiilOrantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek
- orantılamaisimOrantılamak işi veya durumu
- oransızlıkisimOransız olma durumu, nispetsizlik
- oransızsıfatKendinde oran bulunmayan, nispetsiz