Sözlük dizini
“O” harfi
2.109 madde
- oyuncağı olmakifadeİrade, zayıflık dolayısıyla birinin buyruğu altına girmek, her dediğini yapmak.
- oymalı yaprakisimMeşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak
- oynaşlık etmekfiilToplumda hoş karşılanmayan ilişkilerde bulunmak.
- oynaşlıkisimOynaşın işi veya mesleği
- oynatılmakfiiloynatma işine konu olmak
- oynaşmaisimOynaşmak işi
- oynaya oynayazarfSevine sevine, büyük bir sevinçle
- oyulgalanmaisimOyulgalanmak işi
- oyulgalamakfiil(kumaş) Gelişi güzel dikmek
- oyulgalamaisimOyulgalamak işi
- oyulgamakfiilOyulgalamak
- oyulgamaisimElle yapılan kalın, seyrek, gelişigüzel dikiş
- oyulganmaisimOyulganmak işi
- oynayışisimOynamak işi veya biçimi
- oynatımcıisimOynatım işiyle uğraşan kimse
- oyulmaisimOyulmak işi
- orijinalsıfatalışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan
- oyulganmakfiilBir şeyin içine iyice girmek
- oyumlamakfiil(bitki) Kök salmak, tutmak
- oyun salonuisimOyun masalarının bulunduğu geniş oda
- oyun almakfiilOyunda kazanmak, sayı sahibi olmak.
- oyun vermekfiilOyunda kaybetmek.
- oyun çıkarmakfiilBaşarılı oyun oynamak
- oyun yazarıisimTiyatro, radyo ve televizyonda sahnelenmek veya oynanmak üzere piyes, skeç türü eserler kaleme alan sanatçı
- oyun oynamakfiilbirini aldatmak, kandırmak
- oyuna çıkmakfiilOyun için sahneye çıkmak
- oyuna getirmekifadebirini tuzağa düşürmek, aldatmak
- oyun bağlamakfiilGüreşte rakibe bir oyun uygulayıp onu sonuçlandırmadan beklemek
- oyun bozmakfiilTasarlanmış bir işi yersiz ve vakitsiz olarak karıştırmak, plânları alt üst etmek
- on parmağında on marifet olmakifadeÇok becerikli elinden her iş gelen, elini attığı her işi başarıyla sonuçlandıran kimse.