Sözlük dizini
“O” harfi
2.109 madde
- oturma odasıisimev halkının oturması için ayrılmış oda, salon
- oturma mobilyasıisimBoyutları ve şekli insan vücudunun ölçülerine uygun olan ve rahat oturmayı sağlayan, oturma yüzeyi elastik veya elastik olmayan malzemeden yapılan mobilya.
- oturma grubuisimkoltuk, kanepe, sandalye, kolçaklı sandalye, sallanan koltuk vb. mobilyalardan oluşan grup
- oturma greviisimbir isteği gerçekleştirmek amacıyla, işçilerin iş yerlerinden ayrılmaksızın görev yapmaktan kaçınmaları.
- oturma izniisimResmî makamlarca belli bir bölgede oturmak üzere verilen izin.
- oturma belgesiisimBazı ülkelerde çalışan veya ticaret yapan kimselere verilen oturma izni belgesi.
- omaisimkalça kemiği
- orta oyunuisimana karakterleri Kavuklu ve Pişekâr olan açık alanda halkın ortasında oynanan Türk halk tiyatrosudur
- ormanlıkisimormanı çok olan, ormanla kaplı veya orman gibi olan yer
- ordinat ekseniisimkordinat düzlemin deki dikey eksen.
- ordinatisimKordinat düzlemindeki bir noktanın ikinci bileşeni
- OrionisimAvcı
- ortezisimKemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
- ordinaryüsisimTürk üniversitelerinde 1960 öncesinde, en az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimselere verilen unvan
- okumeisimAfrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
- oklu kirpiisimKemirgenlerden, kirpiye benzeyen, uzun dikenleri olan bir hayvan.
- omurgalıisimmemelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvanlar âlemi, omurgası bulunan biri
- omurgasızisimomurgası bulunmayan kişi
- ornatmaisimOrnatmak işi, ikame etme.
- ocağı batmakifadeyuvası yıkılmak veya soyu tükenmek
- ocağı sönmekifadeailesi dağılmak, yok olmak; ayrıca bir kargış
- ortagüzisimEkim
- Oltu otuisimPire otu.
- olağanüstüsıfatAlışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade
- odalıkisimBir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın.
- oburlaşmaisimoburlaşmak işi
- odaklamaisimodaklamak işi, fokuslama
- odak noktasıisimbir merceğe paralel gelen ışınların, mercekten geçip kırıldıktan sonra merceğin öte yanında birleştiği (odaklandığı) nokta
- odacıisimresmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli; hizmetli, hademe, müstahdem
- oda müziğiisimaz sayıda çalgı için ve özel toplantılarda çalınmak amacıyla bestelenmiş müzik