Sözlük dizini
“O” harfi
2.109 madde
- oraklaşmaisimoraklaşmak eyleminin mastarı
- oraklaşmakfiilOrak biçimini almak
- orakçıisimOrakla ekin biçen kimse
- orakçılıkisimOrakçının işi
- oralsıfatağızcıl.
- oral boşlukisimağız boşluğu
- oralarda olmamakfiilIşi sezmemiş gibi davranmak, anlamamazlıktan gelmek
- oraletisimScak suda çözündürdükten sonra içilen toz hâlinde satılan içecek.
- oralısıfatO yerden olan
- oralı olmamakifadeAldırmamak, önemsememek, umursamaz davranmak.
- oralılıkisimOralı olma durumu
- oramiralisimdeniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral
- oramirallikisimOramiral rütbesi
- oranisimbüyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo
- oran dışıisimIki tam sayının bölümü olmayan (sayı)
- orancazarfOran bakımından, orana göre
- orangutanisimSumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun
- oranlazarfherhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten
- oranlamaisimoranlamak işi, tahmin, kıyas
- oranlamakfiilölçmek, hesaplamak, hesap etmek
- oranlısıfatkendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin
- oranlı sayıisimrasyonel sayı
- oransızsıfatKendinde oran bulunmayan, nispetsiz
- oransızlıkisimOransız olma durumu, nispetsizlik
- orantıisimbir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp
- orantılamaisimOrantılamak işi veya durumu
- orantılamakfiilOrantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek
- orantılanmaisimOrantılanmak işi veya durumu
- orantılanmakfiilOrantılı olarak düşünülmek
- orantılısıfataralarında orantı bulunan, mütenasip