Sözlük dizini
“P” harfi
3.550 madde
- parmak ısırtmakifade"Herhangi bir davranışıyla hayret uyandırmak" anlamında kullanılan bir söz.
- parmakla gösterilmekifadeSeçkin ve ünlü biri olarak sayılmak.
- parmakla sayılmakfiilÇok az olmak
- parmaklamaisimParmaklamak işi
- parmaklamakfiilParmakla yemek; parmakla dokunmak
- parmaklarınıfiilYediği yemeği çok beğenmek
- parmaklarını yemekifadeYenilen şeyin çok güzel ve lezzetli olması.
- parmaklısıfatparmağı olan
- parmaklıkisimdik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk
- parmaklıklısıfatparmaklığı olan
- parmaklıksızsıfatParmaklığı olmayan
- parmaksısıfatElin parmaklarını andırır biçimde olan
- parmağı ağzında kalmakifadehayret etmek, şaşırmak, şaşakalmak, şaşmak
- parmağı olmakifadeKötü bir işte gizli ilgisi olmak.
- parmağı varifade"Bir kimsenin, bir işle ilgisi olması" anlamında kullanılan bir söz.
- parmağına dolamakifade"Bir konuyu, bir kimseyi ele alıp sürekli uğraşmak, diline dolamak" anlamında kullanılan bir söz.
- parmağını bile kıpırdatmamakifadeBir iş için hiçbir davranışta bulunmamak.
- parmağını yaranın üzerine basmakfiilAsıl derdi veya bir derdin asıl sebebini göstermek
- parmıcanisimBir çeşit İtalyan peyniri
- parnasizmisim"Sanat sanat içindir" ilkesini benimseyen, genellikle şiirde kendini gösteren bir edebiyat akımı
- parnasyensıfatParnasizm yanlısı
- parodiisimCiddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki yaratan bir oyun türü
- paroksitonizmisimBir kelimede vurgunun sondan bir önceki hecede olması (Yunanca para yanında, oksiton keskin ton)
- parolaisimAskerlerin veya gizli derneklerin toplantılarına katılan kimselerin birbirlerini tanımalarını sağlayan ve kendi aralarında önceden kararlaştırdıkları kelime veya söz
- parpaisimKalkan balığının yavrusu
- parpaliisimkelebek
- parsisimkedigillerden, genellikle Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu benekli, bazen de düz siyah, çevik, yırtıcı, etçil, memeli hayvan, leopar, panter, pelenk
- parsaisimbir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para
- parsa toplamakfiilGösteriden sonra bir kutu, tepsi vb gezdirerek izleyicilerden para istemek
- parsayı başkası toplamakfiilBir emeğin karşılığını o emeği çeken değil, başka biri almak