Sözlük dizini
“S” harfi
8.238 madde
- sağcıisimsağ görüşlü olan
- sağcılıkisimSağcı olma durumu
- sağdaçisimYakın candan arkadaş.
- sağduyuisimdoğru, akla uygun yargılar verme yeteneği
- sağduyuluisimSağduyusu olan
- sağdırmaisimSağdırma işi
- sağdırmakfiilSağmak işini yaptırmak
- sağdıçisimGelin veya güveye nikahta şahitlik eden kişi.
- sağdıç emeğiisimKarşılığı alınmayan, boşa giden emek, çaba
- sağdıçlıkisimSağdıç olma durumu
- sağgörüisimGerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, basiret
- sağgörülüsıfatsağgörüsü olan, basiretli
- sağgörüsüzsıfatSağgörüsü olmayan, basiretsiz
- sağgörüsüzlükisimSağgörüsüz olma durumu, basiretsizlik
- sağistemisimİyi niyet, hüsnüniyet
- sağlamzarfher hâlde, muhakkak
- sağlam ayakkabı değilifadeGüven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur
- sağlam durmakfiilGücünü, yeteneğini ve cesaretini toplamak
- sağlam kazığafiilIşin sonuçlanmasına engel olacak şeyleri ortadan kaldırmak, işin aksamadan yürümesini sağlayacak önlemleri almak
- sağlam kazığa bağlamakifadeişin sonuçlanmasına engel olacak şeyleri ortadan kaldırmak, işin aksamadan yürümesini sağlayacak önlemleri almak.
- sağlam paraisimUluslararası para piyasasında kolaylıkla değiştirilebilen ve kuru devamlı koruyan veya yükselen para
- sağlamaisimsağlamak işi
- sağlamakfiilbir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
- sağlamcazarfOldukça sağlam, sağlama yakın
- sağlamcıisimIşini sağlama bağlayan kimse
- sağlamcılıkisimSağlamcı olma durumu
- sağlamlamaisimSağlamlamak işi
- sağlamlamakfiilSağlam bir duruma getirmek
- sağlamlaşmaisimSağlamlaşmak işi
- sağlamlaşmakfiilSağlam duruma gelmek