Sözlük dizini
“S” harfi
8.238 madde
- sahirisimSihir yapan kişi; sihirbaz.
- salkım sakultaisimÇakıltaşı, kırık çivi, demir parçaları vb. saçma malzemelerden yapılan yelken devri top cephanesi.
- sıcaklıkisimsıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan in niteliği, hararet
- sadetisimAsıl konu
- sezgilisıfatSezgi sahibi olan.
- sana taşla vurana sen aşla vuratasözü"Kötülük yapan kimselere iyilik yapmak insanlık kuralıdır" anlamında bir söz.
- sanat altın bileziktiratasözü"Sanat bir kimsenin bir işi en iyi bir biçimde her yerde ve şartta yapmasıdır" anlamında söylenir.
- sade pirinç zerde olmaz, bal da gerek kazana; ata malı tez tükenir, evlat gerek kazanaatasözü"İnsanlara babasından mal kalır. Ama bu,kişinin o malı iyi kullanacağını göstermez.Hazır yemeye başlanırsa tez zamanda tükenir,biter.Kişi kendine,kendi emeğine güvenmelidir" anlamında bir söz.
- sabrın sonu selamettiratasözü"Karşılaştığı bütün zorluklardan hemen yılıp kaçmayan, sabretmesini bilen kimselerin işleri sonunda başarıya ulaşırlar" anlamında bir söz.
- sabah ola, hayır olaatasözü"Sabahlar güçlü başlangıçlardır. Verimlilik için günün bu saatlerini değerlendirmek gereklidir" anlamında bir söz.
- saç sefadan tırnak cefadan uzaratasözü"Keyifli insanların saçları,sıkıntıda olanların tırnakları uzar" anlamında bir söz.
- sucukisimşişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharatlı et kıyması doldurularak yapılan bir tür yiyecek
- soyisimBir atadan gelen kimselerin topluluğu.
- sertsıfatÇizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, yumuşak karşıtı; bek, berk, pek, katı.
- sedefisimmidye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sedefçilikte kullanılan, pırıltılı, beyaz, sert madde
- sıvıisimmaddenin ana hallerinden biri, katı durumdan ısı ve basınç sonucunda genleşerek geçtiği hâl, likit, mayi
- sopa atmakifadeBirisini dövmek
- salatisimdestek
- sunturlu küfürifadeÇok kötü, berbat, ağza alınmaz küfür.
- su yüzü görmemişifadeHayatı boyunca hiç yıkanmamış gibi kirli, pasaklı.
- su yüzüne çıkmakifadeSuyun dibinden su yüzüne çıkmak.
- su içindeifadeen kötü şartlarda bile
- su gibi ezberlemekifadeYanlışsız ve hızlı bir şekilde ezberine almak.
- su gibi akmakifadeZamanın hızlı akıp geçmesi.
- su dökmekifadeişemek.
- suyu kaynamakifadeBir kimsenin başına kötü işler gelmesi, işine son verilmesi (işten çıkarılması) ya da öldürülmesinin yakın olması
- suyu başından kesmekifadeDaha başlangıç aşamasındayken işe el koyup gerçekleşmesini engellemek.
- suyu ısınmakifadeBir kimsenin başına kötü işler gelmesi, işine son verilmesi (işten çıkarılması) ya da öldürülmesinin yakın olması
- suyunun suyuifadetavşanın suyunun suyu kavramının farklı yazılışı
- suya sabuna dokunmamakifadedavranışlarında kimsenin incinmeyeceği ,sakıncasız bir yol tutmak