Sözlük dizini
“V” harfi
1.201 madde
- vapurculukisimVapur işletme işi
- vapurdumanıisimKoyu gri renk.
- varsıfatMevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı.
- var eli titremezatasözüVarlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.
- var etmekfiilmeydana getirmek, olmasını sağlamak, oluşturmak
- var evi kerem evi, yok evi verem eviatasözüVarlıklı ailenin durumu, konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir. Yoksul ailenin evinde, sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.
- var gücüylezarfOlanca gücüyle; var kuvvetiyle.
- var kuvveti pazuya vermekifadeKolunun kuvvetine güvenmek.
- var kuvvetiylezarfvar gücüyle.
- var mısınifade"İster misin, yapar mısın" anlamında bir söz.
- var olmakfiilmevcut olmak, sağ olmak, yaşamak
- var varlatır, yok söyletiratasözüVarlık, kişiye yüksekten atma ve varlığını artırma gücü verir. Yokluk ise ancak sızlanmaya,yakınmaya yol açar.
- vara yoğa karışmakifadeHer şeye karışmak
- varabilmekfiilvarma ihtimali veya imkânı bulunmak
- varageleisimBir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan araç.
- varagele bombardımanıisimİkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çok sık uyguladığı bombardıman yöntemi
- varagele botuisimİki nokta arasında ulaşımı sağlayan bot.
- varagele halatıisimİki nokta arasına gerilen ve ulaşımı sağlayan ip
- varagele kayığıisimIki nokta arasında ulaşımı ve haberleşmeyi sağlayan kayık
- varakisimYaprak yaldız
- varakaisimKâğıt, yazılı kâğıt
- varaklamaisimVaraklamak işi veya durumu
- varaklamakfiilVarak yapıştırarak süslemek
- varaklanmaisimVaraklanmak durumu
- varaklanmakfiilVaraklamak işine konu olmak
- varaklısıfatVarağı olan, varaklanmış
- varakpareisimKâğıt parçası
- varakçıisimVarakla süs yapan zanaatkâr
- varanisimolayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz
- vardaünlemDikkat et, savul, destur