Sözlük dizini
“V” harfi
1.201 madde
- vak vakisimÖrdeğin çıkardığı ses
- vak vak etmekfiilÖrdeğin öttüğü gibi ses çıkarmak
- vakaisimolgu
- vakadisimalevlenen ateş
- vakanüvisisimOsmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi
- vakarisimağırbaşlılık
- vakarlısıfatAğırbaşlı
- vakarsızsıfatAğırbaşlı olmayan, onursuz
- vaketaisim(inek derisi) Bir tür ince meşin.
- vakfeisimdurma
- vakfetmeisimVakfetmek işi
- vakfetmekfiilVakıf durumuna getirmek
- vakfiyeisimvakıfname
- vakisıfatOlan, olmuş
- vakitisimbir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler
- vakit geçirmekifadeGereksiz işlerle uğraşmak
- vakit kaybetmedenzarfHemen, derhâl
- vakit kazanmakfiilbir şeye ayrılan süreyi azaltmak
- vakit nakittiratasözü"Zaman en değerli varlığımızdır.Hayatımızdaki en küçük bir anı bile boşa geçirmemek lazımdır" anlamında bir söz.
- vakit namazıisimKılınması için belirli bir vakti olan namaz
- vakit saat aramamakfiilZamana hiç aldırmamak
- vakit vakitzarfara sıra
- vakit yeliisim(Sivas ağzı) Cemrenin havaya düşmesinden önce gücüğün yedisinde (20 şubat) esen rüzgar
- vakit öldürmekfiilzamanı yararsız, gereksiz işlerle veya iş yapmadan geçirmek
- vakitlisıfatZamanında yapılan, zamanında olan
- vakitli vakitsizzarfUygun zaman gözetmeden, gelişigüzel, rastgele zamanlarda
- vakitsizsıfatUygun bir zamanda olmayan
- vakitsiz öten horozun başını keserleratasözüHer söz vaktinde ve yerinde söylenmelidir. Bir sözün, zamanı gelmeden söylenmesi, büyük zararlara yol açabilir. Bunun için, uygun olmayan zamanda aklına geleni söyleyen kişi cezalandırılır. Nasıl ki vakitsiz öten horoz, uğursuz sayılarak kesilir. Her şeyin bir vakti zamanı vardır.
- vakitsizlikisimVakitsizlik olma durumu
- vakitçezarfVakit bakımından, vakte göre