Sözlük dizini
“Y” harfi
161 madde · Deyimler
- yanağında güller açmakifadeGülümsemek.
- yaralı parmağa işememekifadeÇok küçük yardımlarının dahi muhtaçların fazlasıyla işine yarayacağını bilmesine rağmen bundan geri durmak.
- yan çizmekifade(bir işten) kaçmak
- yolunu şaşırmakifadeYanlış yola sapmak.
- yelkenleri suya indirmekifadeDirenmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini benimsemek, kabul etmek
- yumurta kapıya gelmekifadeÇok sıkışık zor bir duruma gelince.
- yan gözle bakmakifadeKötü niyetle bakmak.
- yerinde saymakifadeYürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.
- yayık dövmekifadeYayık yaymak
- yağa bala batırmakifadebol bol yedirip içirmek, çok iyi ağırlamak.
- yağma sofrasıifadeEski Türklerde hükümdarın halka, sonrasında sofranın ve mekânın eşyasını götürmelerine izin verdikleri ziyafet.
- yola vurmakifadeYolcu etmek, uğurlamak.
- yangına körükle gitmekifadeKışkırtmak.
- yerini doldurmakifadeKendinden beklenen görevi layıkıyla yerine getirebilmek.
- yüreği geniş olmakifadeGamsız olmak,her şeyi kaldırabilmek
- yiyip bitirmekifadeTüketmek
- Yüz verdin ayıya, geldi sıçtı halıyaifadeKöprüyü geçene kadar dayı dediğin ayı tam köprü bitiminde adamı suya atar.
- yorgunu yokuşa sürmekifadeyapılması güç bir işin, büsbütün güç şartlarda gerçekleştirilmesini istemek.
- yüreği kaynamakifadeiçinde şüphe ve endişe uyanmak.
- yazıya dökmekifadeHerhangi bir konuyu yazı ile anlatmak.
- yerine getirmekifadeİstenileni, gerekeni yapmak.
- yumurta kapıya dayanmakifadeÇok sıkışık zor bir duruma gelmek.
- yerden yığmaifadeŞişman kişi anlamındaki deyim
- yatıp kalkmakifadeGecelerini geçirmek.
- yan basmakifadeDürüst davranmamak.
- yağmurdan kaçıp doluya tutulmakifadegüç bir durumdan kurtulayım derken daha kötüsüyle karşılaşmak
- yedi düvelle barışıkifadeKısa sürede dostluklar kurarak herkesle iyi geçinen.
- yükseklerde dolaşmakifadeElde edilmesi çok zor şeyler istemek.
- yüzü ak çıkmakifadeSuçu ve utanılacak bir durumu olmadığı açığa çıkan kimse.
- yoksun etmekifadeYoksun duruma getirmek, bir şeyin yokluğunu çektirmek.