Sözlük dizini
“Y” harfi
6.502 madde
- yol sormakla bulunuratasözü"Bir işe doğru başlamak için bilmediklerimizi sormak, öğrenmek lazımdır" anlamında bir söz.
- yolundan giden yorulmazatasözü"Yapacağı işin tekniğini iyi bilen,uygulamasında deneyim sahibi olan kimse yapacağını önceden tespit eder,sonra uygular.Sonuca sıkıntısız ulaşır.Bunları bilmeyenler ve uygulamayanlar deneme yanılma yöntemi ile hem çok para,hem çok zaman kaybederler.Hem de meydana çıkan iş arzu edilen düzeye erişmez" anlamında bir söz.
- yanık yerin otu tez biteratasözüİnsanlara büyük ıstırap veren olaylar, bir zaman sonra unutulur.
- yalnızlık Hakk'a mahsusturatasözü"Tek başına olmak, Tanrı'ya ait bir durumdur" anlamında bir söz.
- yalancı kim? İşittiğini söyleyenatasözü"İnsanlar her duyduklarını,doğrulamadan başkalarına söylememelidirler. Eğer kişi, her duyduğunu doğru kabul edip aslını araştırmadan başkasına aktarırsa birilerini yanıltır; kendisi de yalancı konumuna düşer" anlamında bir söz.
- yabancı koyun kenarda yataratasözü"Toplumdaki kişiler kısa zamanda büyük yakınlık göstermedikleri için yeni gelenler yabancılık çekerler" anlamında bir söz.
- yağ yiyen köpek tüyünden belli oluratasözü"İyi yaşadığını, iyi beslendiğini veya zenginliğini bahseden kişinin diğer özellikleride(elbise -v.s.) kaliteli olması beklenir
- yağmur yağsa kış oluratasözü"Kişi halini bilse hoş olur insanların etraflarına karşı davranışları,kendi sosyal durumları ile orantılı olmalıdır" anlamında bir söz.
- yük altında ancak eşek kalıratasözü"İnsanlık sıfatı olan kimse kendisine yapılan iyiliğin altında kalmaz. Bir zaman bulur, karşılığını verir" anlamında bir söz.
- yazıklanmaisimyazıklanmak işi
- yularisimbir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip
- yorgunsıfatÇalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan
- yazıkisimherkesi üzebilecek şey, günah
- yangazsıfat(Karadeniz ağzı) Gürültücü [Türkçe "yangurmak" (anırmak kelimesinin kökeni), "yangramak" kelimelerinden gelir. Bu sözcükler gürültü etmek, çınlamak anlamlarına gelir.]
- yara bandıisimyara üzerine yapıştırılan genellikle ilaçlı özel bant
- yalancıisimyalan söylemeyi huy edinmiş olan kişi
- yüzmekfiilkol, bacak, yüzgeç vb. uzuvların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak
- yıkamakfiilSu veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
- yalavaçisimPeygamber, elçi
- yuvarlanıp gitmekifadeElindeki imkanlar ölçüsünde geçim sağlamaya çalışmak.
- yumurta kapıya gelmekifadeÇok sıkışık zor bir duruma gelince.
- yumurta kapıya dayanmakifadeÇok sıkışık zor bir duruma gelmek.
- yumuşak yüzlüsıfatKendisinden istenilen bir şeyi geri çeviremeyen, hayır diyemeyen kimse.
- yumruk yumruğa gelmekifadeYumruklaşmak.
- yuları birinin elinde olmakifadeBir kimsenin denetiminde ve onun güdümünde hareket etmek, onun izni olmayan başka bir iş yapamamak.
- yuf borusu öttürmekifadeKınama, nefret ve üzüntüsünü bildirmek.
- yuf borusu çalmakifadeKınama, nefret ve üzüntüsünü bildirmek.
- yol kesmekifadeIssız bir yerde önüne çıkarak soygun yapmak, kanunsuz iş yapmak.
- yolunu şaşırmakifadeYanlış yola sapmak.
- yolgeçen hanıisimGireni çıkanı belirsiz yer.