Sözlük dizini
“Y” harfi
6.502 madde
- yavaş olifadeAbartarak konuşanlar için kullanılan bir söz.
- yavaş gelifadeAbartarak konuşanlar için kullanılan bir söz.
- yatacak yeri yokifadeÇok günah işlemiş, çok hata yapmış olmak.
- yaralı parmağa işememekifadeÇok küçük yardımlarının dahi muhtaçların fazlasıyla işine yarayacağını bilmesine rağmen bundan geri durmak.
- yarım porsiyonsıfatTam porsiyonun yarısı kadar.
- yaprak kıpırdamamakfiilRüzgâr esmeyen, çok sakin ve sıcak hava.
- yan gelip yatmakifadeHiçbir işle uğraşmamak.
- yan gözle bakmakifadeKötü niyetle bakmak.
- yan basmakifadeDürüst davranmamak.
- yanlış ata oynamakifadeKazanmak üzere girdiği bir işte yanılgıya düşerek başarısızlığa uğramak.
- yangına körükle gitmekifadeKışkırtmak.
- yandan çarklısıfatHer iki yanında birer çarkı bulunan ve bu çarklarla ağır hareket eden vapur; padıl
- yanağında güller açmakifadeGülümsemek.
- yalayıp yutmakifadeKısa sürede yiyip bitirmek, tüketmek.
- yalın ayak, başı kabakifadeAyağında ve üzerinde doğru düzgün giysisi olmayan, üstü başı perişan, kılık kıyafeti bozuk, dağınık.
- yakayı ele vermekifadeYakalanmak.
- yakasından atmakifadeBaşından savmak.
- yakasını bırakmamakifadeBezdirecek kadar üstüne düşmek, rahat vermemek, ısrar etmek.
- yaşlara boğulmakifadeÇok gözyaşı dökmek, ağlamak.
- yaşa basmakifadeHileyle aldanmak, tuzağa düşmek.
- yıldızları saydırmakifadeKafasına ağır bir şekilde vurarak bayılmak.
- yıldızları barışık olmakifadeBirbiriyle iyi geçinen, anlaşan ve uyuşan insanlar.
- yıldıza kement atmakifadeOlmayacak işlere girişmek.
- yıldızı sönmekifadeŞansı kapanmak.
- yıldırımları üstüne çekmekifadeTehlikeli bakışları, dikkatleri, üzerine çekmek.
- yılan hikâyesiisimUzayıp giden, bir türlü sonuca bağlanamayan sorun.
- yüz vermekifadeBirine aşırı hoşgörü, ilgi ve yakınlık göstererek şımartmak. Her istediğini yapmak.
- yüz sürmekifadeÇok değerli, büyük birinin yanına çıkarken yüzünü yere doğru tutup sevgi ve saygısını göstermek. :’)
- yüze yüze kuyruğuna gelmekifadeBir işin büyük bir bölümünü bitirerek sonuna kadar gelmek.
- yüzü ak çıkmakifadeSuçu ve utanılacak bir durumu olmadığı açığa çıkan kimse.