Sözlük dizini
“Y” harfi
6.502 madde
- yaban atıisimYabani at
- yaban adamıisimYabani vahşi kimse
- yabalamakfiilSaman veya otu yaba ile kaldırıp atmak veya savurmak
- yakınmakfiilkına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak
- yuğlamakfiilDövmek
- yağandaisimYağdığı zaman, yağar ise.
- yandaşisimbirinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kişi, yanlı, taraflı, taraftar
- yamukisimyalnız iki kenarı paralel olan dörtgen
- yakaçisimSıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten ve çıkış bölümünde yanmasını sağlayan aygıt
- yakarmaisimyakarmak işi
- yakarışisimyakarma işi, yakarı
- yüzsüzsıfatyüzü olmayan
- yüzkarasıisimUtanmayı gerektiren, utanılacak durum ya da şey
- yüzdeisimherhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
- yürütmeisimyürütmek işi
- yürürlükisimgereğinin yapılır olma durumu, meriyet
- yürekisimkan dolaşımının merkezi olan organ, kalp
- yüksükisimdikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç
- yortuisimİsa'nın hayatını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin hayatlarına yansımış olan faziletlerini anmak üzere kilisenin belirlediği mukaddes günler.
- yangınisimzarara yol açan büyük ateş
- yermekfiileleştirmek
- yannıkisimİçinde yoğurt yaymak üzere (yoğurdun yağ ve ayrana ayrılması) keçi veya koyun derisinin birtakım ameliyeden geçirilmiş hali
- yokuşisimaşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı.
- yakıtisimDoğal gaz, mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde.
- yılmakfiilBir işten gözü korkup vazgeçmek
- yaşlısıfatYaşı ilerlemiş, kocamış kimse; ak saçlı, ihtiyar, kart, koca.
- yivisimbir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
- yeşimisimAçık yeşil renkte bir taş.Yüzük ve ziynet eşyası yapımında kullanılır.Eski Türklerde suya atılırsa yağmur yağacağına inanılırdı
- yaşisimbir kurum, bir kuruluş, düzen v.s.'nin kurulduğundan bu yana geçen zaman, sin
- yaşamakfiilbir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek