Sözlük dizini
“Z” harfi
1.039 madde
- zora dağlar dayanmazatasözüZor kullanan kişilere, çok güçlü sanılan kimseler bile boyun eğer.
- zorla güzellik olmazatasözüKişiye, beğenmediği şey zorla beğendirilemez.
- zengin silkinse fakir bay oluratasözüZengin, kazancının küçük bir parçasını verse fakir gönenir, zenginleşmiş gibi olur.
- zerdaliden kaval olmaz, al zurnadan haberiatasözüBir işin iyi yapılabilmesi, gereken koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. İşe yaramayan araçlarla beğenilecek bir sonuç elde edilemez.
- zora, beylerin borcu varatasözüZor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.
- züğürtlük, zadeliği bozaratasözüSoylu kimse züğürtleyince, soyluluğu unutulur.
- zırva tevil götürmezatasözüSaçma söz -ne denli akla yatacak bir anlamla yorumlanmak istenirse istensin- niteliğini değiştirmez.
- zararın neresinden dönülse kârdıratasözüSürüp giden zararlı bir işten ne denli erken vazgeçersek, daha sonra uğrayacağımız zararı o denli azaltmış, sonuç olarak o kadar kâr etmiş oluruz.
- zahirenin ambarı sabanın ucundadıratasözüİyi sonuç almak isteyen, işine dört elle sarılmalıdır.
- züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak yeğdiratasözüUyuz olup kaşınmak, insanı çok rahatsız eder. Ama züğürtlük dolayısıyla ne yapacağım diyedüşünmek, daha çok rahatsız eder.
- zemheride kar yağmadan kan yağması iyiatasözüZemheride kar, yağmur yağarsa çiftçilerin o mevsimdeki tarla işlerini yapmalarına, tarlayı sürmelerine engel olur. Bu yüzden o yıl iyi ürün alınamaz.
- zenginin horozu bile yumurtlaratasözüParalı kişi, kısır sanılan işlerden bile kar sağlama yolunu bulur.
- zenginin iki dünyası da mamurduratasözüVarlıklı kişi, bu dünyada gönlünce yaşar. İbadet sayılan, yoksullara, hayır işlerine yardımlarıyla da öbür dünya rahatını sağlar.
- zeytin yeşiliisimMavi ve açık yeşilin karışımından ortaya çıkan renk.
- zopaisim(Düziçi, Diyarbakır, Uşak, Kırşehir ağzı) Sopa, kalın değnek.
- zaç yağıisimsülfürik asit
- zaaf saymakfiilEksiklik olarak görmek
- zağarlıkisimAv köpeği gibi izleme, köpeklik
- zahmet olmakfiilYapılan bir işten sıkıntı, yorgunluk duymak
- zahmet vermekfiilSıkıntı vermek
- zahmete sokmakfiilbirine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek
- zahmetsizcezarfZahmetsiz bir biçimde, zahmet olmaksızın
- zahmetine değmekfiilVerilen emeği karşılamak
- zaman ayarlısıfatZamana uyumlu hazırlanmış olan
- ziyadeleşmeisimZiyadeleşmek durumu.
- zavıklanmakfiilDalga geçmek
- zangoisimTrabzon yöresinde yetiştirilen küçük ebatlardaki bir fındık çeşidi
- zaman almakfiilSürmek, devam edip zamanı geçirmek
- zaman ile yarış etmekfiilKitle iletişim araçlarında en kısa zaman içinde haberi oluşturup yayın için hazırlamak
- zekerisimerkeklik organı