Sözlük dizini
Atasözleri
2.437 madde
- gök gürlemeden yağmur yağmazatasözüBir kişi ya da topluluk, sesini yükseltmezse istediğine kavuşmaz.
- gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkaratasözüKadınlar, düğüne, eğlenceye can atarlar. Bu uğurda katlanmayacakları sıkıntı yoktur.
- gökten yere yağar, yerden göğe değilatasözüVarlıklılar yoksullara, güçlüler güçsüzlere yardım eder; tersi düşünülemez.
- gökten ne yağdı da yer kabul etmediatasözüBüyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler.
- göç dönüşü topal eşek öne geçeratasözüToplum belli bir yönde ilerlerken sonuncu olanlar bu gidiş ters yön alırsa birinci olurlar.
- göçtük yurdun kadri konduk yurtta biliniratasözüBeğenilmeyip bırakılan yerin ne denli değerli olduğu, yeni yerleşilen yerin kötülüğü görüldükten sonra anlaşılır.
- fincancı katırını ürküten sayısız dayak yeratasözüEylemiyle bir düzene zarar veren kişi ağır biçimde cezalandırılır.
- felek, kimine kavun yedirir kimine kelekatasözüBu dünyada kimi kişiler mutlu bir yaşantı içindedirler. Kimi kişiler ise talihsizdirler; ne denli çabalasalar istediklerini elde edemezler.
- fazla mal göz çıkarmazatasözüFazla mal kişiye zarar vermez. Bundan dolayı elden çıkarılmamalıdır. Şimdi gereksinmenin üstünde görülen malın ileride fazla olmadığı anlaşılabilir.
- faydasız baş mezara yaraşıratasözüYaşayan kimse bir işe yaramalıdır. Bir işe yaramayan kişi, ölü kişi gibidir.
- farz sünneti bastırıratasözüÇok önemli olan bir işin, daha az önemli olandan önce yapılması gerekir.
- fala inanma, falsız kalmaatasözüFal inanılacak şey değildir. Ancak kişi oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek ister. Bunu da hoş görmek gerekir.
- fıs fıstığı kırıp düşman gözü çıkarmalıatasözüZengin olmadığınız halde zenginmişsiniz gibi davranışlarınızla sizi sevmeyenleri kıskandırabilirsiniz.
- fısıltı ev yıkaratasözüBir toplantıda, kimi kişilerin fısıltı ile konuşmaları, güvensizlik havası yaratır; toplantının dağılmasına yol açar.
- fırsat sakal altından geçeratasözüFırsatı yakalamak, kimi kez çok kolaydır. Ancak, zamanı kollamak gerekir.
- fırsat her vakit ele geçmezatasözüFırsat insanın eline çok seyrek geçer. Onun için çıkan fırsatı kaçırmamak, ondan yararlanmak gerektir.
- ev dememişler, evran demişleratasözüBir ev doymak bilmeyen ejderha gibidir. Bir yandan eksikleri tamamlanır, bir yandan yenieksikler ortaya çıkar.
- ev alma, komşu alatasözüKomşuluk ilişkileri, iyi komşuya sahip olma çok çok önemlidir.
- evvel can, sonra cananatasözüİnsan, önce kendini, kendi çıkarını düşünür; sonra sevdiğini ve onun çıkarını.
- evli evinde, köylü köyünde gerekatasözüHerkes kendi yerinde ve işinin başında bulunmalıdır. Toplumun düzeni de, kendisinin rahatlığı da bunu gerektirir.
- evlinin bir evi var, evsizin bin evi varatasözüEvi olan yalnız kendi evinde oturur. Evi olmayan, kiracı da olsa, seçer seçer, beğendiği evdeoturur.
- evlenenle ev alana Allah yardım ederatasözüEvlenmek ve ev yapmak hayırlı işlerdir. Herkes evlenene ve ev yapana kolaylık gösterir.Bunlara dolayısıyla Allah yardım ediyor demektir.
- evladı ben doğurdum, ama gönlünü ben doğurmadımatasözüİnsanın çocuğu kendisinin bir parçasıdır. Birçok özellikleri onunkine benzer. Yalnız gönlü vehuyu benzemeyebilir. Bir kimse evladına emredip birçok şeyler yaptırır; ancak gönlüne sözgeçiremez.
- evladın var mı, derdin varatasözüAna baba, çocuklarını yetiştirmek için birçok özverilere, sıkıntılara katlanırlar. Onlarınbitmeyen hastalıkları, başka üzüntüleri ana baba için sürekli derttir.
- evi ev eden avratatasözüBir evin temizliğini, güzelliğini, rahatlığını, ekonomik düzenini sağlayan ve orada mutlu bir yaşayış havası yaratan kadındır. Nasıl ki yurdun şen ve bayındır olmasını sağlayan devlettir.
- evine göre pişir aşını; erine göre bağla başınıatasözüKişi, davranışlarını sorumluluğunu taşıdığı konuların gereklerine göre ayarlamalıdır.
- evden bir ölü çıkacak demişler, herkes hizmetçinin yüzüne bakmışatasözüTopluluk içinde birinin tehlikeli bir iş yapması gerektiğinde herkes bunu koruyucusu bulunmayan ve kendisine söz geçirilebilen kişiden bekler.
- et tırnaktan ayrılmazatasözüÇok yakın kimseler, aralarında ne kadar anlaşmazlık çıkarsa çıksın, birbirlerinden ayrılmazlar.
- et ola, it olaatasözüÇok karlı bir iş ortaya çıksın da dört gözle bekleyenler ondan yararlanmaya çalışmasınlar; olacak şey mi?
- et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşıratasözüBilgili, görgülü kişiye, iş başında ve zengin olmasa bile bilgisiz, görgüsüz kişilerin üstünde bir yer yakışır.