Sözlük dizini
Atasözleri
2.437 madde
- bir koyundan iki post çıkmazatasözüBir kimseden verebileceği kadar bir şey alındıktan sonra dolambaçlı yol ile aynı şeyi bir kez daha almaya çalışmak, boşuna emek harcamaktır.
- bir korkak bir orduyu bozaratasözüSavaşta, ya da birlikte iş yapacak toplulukta, korkak bir kişi; kaygı, telaş, heyecan yaratan sözleriyle bozgunluğa yol açar.
- bir katar deveyi bir eşek yederatasözüSessiz, uysal bir topluluğu, niteliksiz, ahmak bir kişi bile yönetir.
- bir kararda bir Allahatasözüİnsanın yaşayışı bir düzende sürüp gitmez. Sağlık bozulabilir; zenginlik kalmayabilir. Görevelden gidebilir... Gücü, büyüklüğü eksilmeyip aynı kalan tek varlık, Tanrı'dır.
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alıratasözüGüzel bir şeyi herkes elde etmek ister. Ama o, ancak bir kişiye kısmet olur.
- bir kılın bir örmeye faydası varatasözüBüyük girişimlerin gerçekleştirilmesinde önemsiz görünen araçların yardımı olacağı unutulmamalıdır.
- bir kötünün yedi mahalleye zararı vardıratasözüKusurları, yanlışları, düzensizlikleri, yolsuzlukları, kötülükleri... bütün çıplaklığıyla ortayakoyan ve eleştiren söz, bu işleri yapanlara çok acı gelir.
- bir inat, bir muratatasözüİnatçı kişi, her inadında istediği bir şeyi elde eder.
- bir hatır, iki hatır, üçüncüde vur yatıratasözüBir kimsenin densizlikleri, hatır sayılarak birkaç kez hoş görülebilir. Ama bu durumu sürüp giderse sert tepki gösterilmesi doğaldır.
- bir günlük beylik beyliktiratasözüÇok kısa bir süre için de olsa herkesten üstün bir yaşama olanağı bulmuş olmak güzel şeydir.
- bir günlük ölüye üç gün yiyecek gerekatasözüGelenek böyledir: Bir evde ölüm olursa o evde üç gün yemek yapılmaz. Komşular ve tanıdıklar yemek gönderirler.
- bir gözün gördüğü bir göze hayır etmezatasözüBir kişi bir nesneye göz koymuşsa, başka birinin o nesneyi elde etmesi kolay olmaz.
- bir görüş, bir kör bilişatasözüBir kez görmekle bir şey iyice anlaşılmaz, öğrenilmez.
- bir fit bin büyü yerini tutaratasözüBir kimseyi başkasına karşı kışkırtmak için ara bozacak bir söz, bin büyü kadar etkilidir.
- bir ev donanır, bir kız donanmazatasözüBir kızı donatmak, bir ev düzmekten daha güç, daha masraflıdır. Evin eksikleri bellidir. Alırsınız, biter. Kızın ne giyim giderleri biter, ne de çeyiz için alınacak eşyası. Evlenecek kızın gözü eşyaya doymaz.
- bir evde iki kız, biri çuvaldız biri bizatasözüBir evde iki kız olursa her biri bir taraftan aileyi sıkıştırır: Giyim kuşam ister, çeyiz çemen ister. Onlar istemese bile aile kendini böyle bir sorumluluk altında bilir. Bunun sıkıntısını çeker.
- bir evde düzen varsa düzen olmaz o evdeatasözüBir evde ya da bir yerde iki rakip kadın varsa orada dirlik olmaz.
- bir elin nesi var, iki elin sesi varatasözüÇoğunlukla insanlar büyük işleri tek başına yapamaz. Başkasıyla iş birliği yapmalıdır ki önemli bir varlık gösterebilsin.
- bir elinin verdiğini öbür elin görmesinatasözüBir yoksula, bir hayır işine yaptığınız yardımı, en yakınlarınız dahi bilmemelidir. Çünkü bu çeşit yardımlar dini, ya da sosyal bir ödevdir. Amaç kendini göstermek değil, bir yaraya merhem olmaktır. Herkes görsün, işitsin, kendisini övsün diye yapılan yardım, din ya da insanlık duygusu ile yapılmış iyilik olmaktan çıkar.
- bir dirhem gümüşün üstünde oturmaya bir kantar göt gerekatasözüTutumluluk, kazancın çok küçük bir parçasını bile artırabilmek, büyük bir istenç gerektirir.
- bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamışatasözüKimi zaman bir kişi öyle delice bir iş yapar ki birçok akıllı kimseler bir araya gelerek düşünür, çalışırlar da durumu düzeltemezler.
- bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldiratasözüSonbaharda ekilen bir dönümlük yerden, yazın ekilen on dönümlük yerin ürünü kadar ürünalınır.
- bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı beslemezatasözüBaba, ne kadar çok çocuğu olursa olsun hepsini yetiştirmek için gereken bütün özveridebulunur. Ancak çocuklar para kazanmaya başladıktan sonra -birçok kardeş de olsalar- yoksuldüşen babaları için, kendi paylarına düşen küçük bir yardımı yapmazlar.
- bir baş soğan bir kazanı kokuturatasözüKötü bir kişi, bir davranış, veya bir söz, büyük bir topluluğun havasını bozar.
- bir başa bir göz yeteratasözüNimet ne kadar bol olsa o kadar hoşa gider; geri çevrilmez. Ama bunun hepsi zorunlugereksemeleri karşılayan şeyler değildir. Birçoğu fazladan denilebilecek şeylerdir. Bunun -gerçek gereksemeyi karşıladığı için- vazgeçilemeyecek bir miktarı vardır. Azla yetinmeyibilenler bu miktarı yeter görürler.
- bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsunatasözüAltın, yani para, harcanan ve tükenen bir maldır. Ancak toprak, harcanıp tükenen bir mal değildir. Yerinde duran, sürekli olarak ürün veren ve para getiren bir maldır.
- bir ambar buğdayın örneği bir avuçturatasözüBir bütünün küçük bir parçasını incelemek, tümü üzerinde yargıya varmaya yeter.
- bir adama kırk gün ne dersen o oluratasözüSürekli telkinle bir kişinin bilinçaltına birtakım inançlar, duygular yerleştirilebilir.
- bir adamın sözü bir adama kolayatasözüBir kişinin, hoşa gitmeyecek bir sözünü başkasına iletme görevini üstlenen, bu sözleri aktarırken kendisinin tarafsız olduğunu, sadece bir aracılık yaptığını bu anlatımla belirtir.
- bir adamın adı çıkacağına canı çıksınatasözüAdı kötüye çıkan kişi, kötü olmasa bile, bu kamu yargısını kolay kolay düzeltemez. Nerede adı anılsa, hiçbir araştırma yapılmadan, hemen kötülüğü ortaya atılır. Bu durumdaki kimse ölmeyi yeğler mi yeğler.