Sözlük dizini
Atasözleri
2.437 madde
- başa gelen çekiliratasözüUğradığımız kaçınılmaz yıkımlara katlanmaktan başka elimizden ne gelir Sabırlı olmalıyız.
- başak büyüdükçe boynunu eğeratasözüİnsan büyüdükçe daha çok olgunlaşır.
- başın sağlığı, dünya varlığıatasözüDünyanın en büyük zenginliği, beden sağlığından başka bir şey değildir.
- başın başı, başın da başı vardıratasözüToplum içinde hiç kimse başına buyruk değildir. Başta bulunan her kişinin üstünde dahabüyük bir baş, onun da üstünde kendisinden büyük bir baş vardır.
- başına gelen başmakçıdıratasözüBaşından bir iş geçmiş olan kimse o işte deneyimli olur. Uğradığı zarara bir daha uğramamakiçin önlem alır.
- başını sallamayan kavak olmazatasözüKendini bir sürü eğlenceye, çapkınlığa kaptırmamış genç yoktur.
- başını acemi berbere teslim eden, cebinden pamuğunu eksik etmezatasözüİş başına deneyimsiz yönetici getirenler, onun yaratacağı sıkıntı ve zararları çekmeye hazırolmalıdırlar.
- bağ babadan, zeytin dededen kalmalıatasözüBağ, bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir. Zeytinin bol ürün vermesi için hiç olmazsa iki kuşaklık bir zaman geçmelidir.
- bağı ağlayan yüzü güleratasözüBağ budanırsa (budanan yerden su damlar) bol ve güzel üzüm verir.
- bağın taşlısı, karının saçlısıatasözüTaşlı yerdeki bağ, daha değerli, uzun saçlı kadın daha gösterişli ve sevimlidir.
- bıyığın uzunsa borazan çalatasözüBir işi başarabilmek, gerekli koşulların bulunmasına bağlıdır.
- bıldırcının beyliği arpa biçilene kadaratasözüBir kimsenin keyfi, ancak yararlandığı nesne yarar sağlamayacak duruma gelinceye değin sürer.
- bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyuatasözüBir kimsenin, bir şeyin değeri, kendisinde aranan özel nitelikte artar: Kişi, huyu güzel olursasevilir. Bıçak, çeliğine iyi su verilmiş olursa keskinleşme yeteneği kazanır.
- büyük lokma ye büyük söylemeatasözüHiçbir kimse başkalarını kınayıp ben böyle bir kötü duruma düşmem, Ben öyle bir şeyemeydan vermem gibi sözler söylememelidir. Dünya bu, bir gün aynı olaylar kınayanın da başınagelebilir.-C-
- büyük balık küçük balığı yeratasözüGüçlüler, güçsüzleri ezer, ortadan kaldırır; ya da kendine mal eder.
- bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demişatasözüKişi, yurdu dışında ne denli iyi bir yaşama ortamı bulunursa bulunsun, yine yurdunu arar;onun özlemini çeker.
- bülbülün çektiği dili belasıatasözü31
- böyle gerek danaya, buzağının hakkını yemeyeatasözüGücüne dayanarak güçsüzün hakkına el atanlar ağır biçimde cezalandırılmalıdır ki bir daha bu zorbalığı yaymasın.
- böyle gelmiş böyle gideratasözüHalk, ileriden beri sürüp gelmekte olan bir durumun, kolay kolay değişmeyeceği kanısındadır. Kanısını bu sözle kurallaştırmıştır.
- böyle baş böyle tıraşatasözüKişilere de durumlara da yaraşan işlemler uygulanır.
- az veren candan, çok veren maldanatasözüVarlıklı olmayan kimse, yardım, ya da armağan olarak az şey verebilir. Bu büyük bir fedakarlıktır. Varlıklı kimse bir çok şey verebilir. Bu, onun için özveri sayılmaz.
- az söyle, çok dinleatasözüKişi, az konuşursa hem çevresindekileri rahatsız etmemiş; hem de daha az yanılmış olur. Çok dinlemekle ise çok şey öğrenir.
- az olsun, uz olsunatasözüYaptığınız iş; edindiğiniz şey, isterse az olsun, ancak temiz ve iyi olsun.
- az mal kan yutturur, çoğu birbirini güttürüratasözüAz malı yönetmek için gereken araçlar, yapılan harcamalar çok malı yönetmeye de yetebilir. Bu nedenle çok malı yönetmek az malı yönetmekten daha ucuza gelir.
- az kaz, uz kaz, boyunca kazatasözüBirisi için kazdığın kuyuya kendin düşebileceğini gözönünde bulundur. Onun için bu kuyukendini kurtarabileceğinden daha derin olmasın. Yani sana yapılmasını istemediğin birkötülüğün daha ağırını başkasına yapma.
- az el aş kotarır, çok el iş kotarıratasözüNe kadar çok kişi bir araya gelse, pişme zamanından önce yemeği ortaya koyamazlar. Onuniçin yemek yapmaya az kişi yeter. Ama başka işler, çok kişinin çalışmasıyla daha çabuk bitirilir.
- az ateş çok odunu yakaratasözüAz sayıda kötü insan, çok sayıda iyi insanın başını belaya sokabilir" anlamında kullanılan bir söz.
- az ada, çok ödeatasözüÇok şey vermeye ya da yapmaya söz veren kişi, sözünü yerine getirmek için güç durumda kalabilir. Bu nedenle yapabileceği ölçüde az şeye söz vermeli ve verdiği sözü eksiksiz yerine getirmelidir.
- aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamazatasözüÇoklar, azların birikmesiyle meydana gelir. Küçük şeyleri hor görenler, büyük şey edinmek fırsatını sürekli olarak kaçırıyorlar demektir.
- aza demişler, nereyeatasözüAz, her zaman çoğa uyar, ya da onun emrine girer: Büyük sermaye, küçük sermayeye işbırakmaz, -azınlık, çoğunluğa boyun eğer.