Sözlük dizini
Atasözleri
2.437 madde
- çingene çadırında musandıra ne araratasözüYoksul ve her şeyi derme çatma olan kişide varlıklılara özgü şey bulunmaz.
- çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmezatasözüBayağı kişilerin iyice kepaze olabilmeleri için birbirlerine girmeleri gerekir.
- çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmışatasözüNe oldum delisi soysuz kişi, eline yetki geçince en yakınlarına kötülükler yapmakla işe başlar.
- çirkefe taş atma, üstüne sıçraratasözüKötülük yapmak için fırsat arayan kişilerle çatışma; zararlı çıkar, kirlenirsin.
- çiğnemeden yutulmazatasözü"En kolay bir iş dahi emek gerektirir" anlamında kullanılan bir söz.
- çoban armağanı çam sakızıatasözüVarlıksız kişinin armağanı küçük bir şey olur.
- çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzuatasözüBazı işler, işi hakkıyla yapamayacak olana verilmez, ustasına verilir.
- çobansız koyunu kurt kaparatasözüKoruyucusu, yöneticisi bulunmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer.
- çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarıratasözüKendisinden iş bitecek kişi, isterse olamayacak gibi görünen işlere çıkar yol bulur.
- çobanın yağı çok olursa çarığına süreratasözüabdalın yağı çok olursa gâh borusuna çalar, gâh gerisine kavramının eş anlamlısı
- çocuk büyütmek, taş kemirmekatasözü"Çocuk yetiştirmek, çok yavaş ve zahmetli bir iştir" anlamında bir söz.
- çocuk düşe kalka büyüratasözüÇocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer, ağlar. Anne, baba; çocuğun canı yanıyor diye üzülmemelidir.
- çocuk seversen beşikte, koca seversen döşekteatasözüÇocuğu kucağına almadan, beşikte yatarken sev. Kocana karşı olan sevgini de şurada, burada, başkalarının yanında değil, döşekte göster.
- çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gideratasözüÇocuk kendisine ısmarlanan işi beceremez. Onun için arkasından işi buyuranın da gitmesi gerekir.
- çocuğun yediği helal, giydiği haramatasözüÇocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir. Çünkü büyümesi, gelişmesiyemesine bağlıdır. Ama pahalı giysi ile donatılması doğru değildir. Çünkü çocuk giyeceği horkullanır; kirletir, yırtar. Giysi korunsa bile beş altı ay sonra çocuğa küçük geldiğindenkullanılamaz.
- çok açılma, soğuk alırsınatasözüGiriştiğiniz iş için gereğinden çok para dökerseniz sonra bunun karşılığını alamaz, işi zararla kapatırsınız.
- çok el, ya yağmaya ya yolmayaatasözüÇok kimsenin katılmasıyla iki iş iyi başarılır: Yağma, yolma (orakla değil, sapları çekip kökünden çıkarma yoluyla ekin biçme).
- çok gezen ayağa bok bulaşıratasözüSakıncalı olup olmadığını düşünmeyerek nereye olsa giden ya da her alana burnunu sokan kişi, günün birinde pişmanlık duyacağı bir duruma düşer.
- çok gezen çok biliratasözüÇok gezen kişi, gezdiği yerlerde değişik şeyler görür, öğrenir. Eskiden bildiklerinin üstüne yeni bilgiler ekler.
- çok incelme, koparsınatasözüBir iş yapılırken gereğinden çok titizlik gösterilirse başarılı sonuca ulaşmak tehlikeye düşer.
- çok konuşan çok yanılıratasözüÇok konuşan, sözlerini denetlemeden, iyi düşünmeden ortaya atacağından yanlış şeyler söyleyebilir.
- çok koşan çabuk yoruluratasözüNe türlü çalışmada olursa olsun, aşırı çaba gösteren çabuk yorulacağı için sonucu elde etmekte gecikir. Sürekli çalışabilmek ve sonuca kavuşabilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.
- çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersinatasözüYönetimin altında bulunan kimseye ikide birde şunu yap, bunu yapma demekle iyi sonuç alınır sanma; onu arsız edersin. Yiyecek, para bakımından sıkıntıya da düşürme. Çünkü hırsızlığa itmiş olursun.
- çok söz yalansız, çok para haramsız olmazatasözüÇok konuşanın sözleri arasında yalan, çok malda da haram bulunur.
- çok yaşayan bilmez çok gezen biliratasözüİnsanın bilgisi yaşıyla ölçülemez. Uzun bir ömür süren ama çevresinden hiç ayrılmayan kimselerin bilgileri de sınırlıdır. Oysa çok gezen, çok yer gören kimseler daha bilgilidirler. Çünkü onlar gördükleri yerler hakkında ayrı ayrı bilgiler edinmişler ve bilgi dağarcıklarını zenginleştirmişlerdir.
- çok yaşayan bilmez, çok gezen biliratasözüÇok gezen, çok yer gören, çok şey öğrenir. Çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilmez.
- çoğu gitti azı kaldıatasözüyapılmakta olan işin en önemli, en güç bölümü bitti, az ve önemsiz bölümü kaldı.
- çoğu zarar, azı kararatasözüHangi işte olursa olsun aşırılığa gidilmemeli,herkesin uygun gördüğü ölçüde kalmalıdır.
- çubuk kırılır, çıt der; kütük kırılır, küt deratasözüKüçük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar küçük;büyük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar büyükolur. Ancak zararın ağırlığı, iki durumda da eşittir.
- çuhayı fırçayla, kadifeyi elleatasözüKimi kişilere sert, kimi kişilere yumuşak davranmak gerekir; durumlarına göre.