Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- kuvvet bulamamakifadeCesaret edememek
- aklında tutmakifadeÖğrenmek, bellemek
- yan basmakifadeDürüst davranmamak.
- ter boşanmakifadeSıkıntıdan birdenbire çok terlemek.
- eşek başı mısınifadeYetkili olan kendisi olmasına rağmen neden yetkisini kullanmadığının sorulması.
- iç güveysinden halliceifadeİdare eder. Durumu şöyle böyle.
- burun buruna gelmekifadeBeklenmedik bir anda karşılaşmak, birbirlerine çok yaklaşmak.
- serilip yatmakifaderahat bir biçimde yatmak.
- çan çan etmekifadeYüksek sesle, sürekli gevezelik etmek. Şöyle yaparız, böyle yaparız, köye sokmayız diye çan çan ötüyorlardı.
- hesaptan düşmekifadeYok saymak
- yakayı ele vermekifadeYakalanmak.
- ruhuna hitap etmekifadeHerhangi bir şeyden çok etkilenmek
- sözünü etmekifadebirinden veya bir konudan söz etmek, onunla ilgili olarak konuşmak
- yedi düvelle barışıkifadeKısa sürede dostluklar kurarak herkesle iyi geçinen.
- öyle başa böyle traşifadeAlakasız durumları belirtir.
- elinden geleni ardına koymamakifadeYapabileceği bütün kötülükleri yapmak.
- ıslak tavukifadeMiskin kadın
- suratı bir karış asılmakifadeÖfkelenmek, kızmak ve somurtmak.
- kapana kısılmakifadeEle geçmek.
- kapıları kapamakifadeBütün ilişkileri kesmek veya anlaşma ortamını ortadan kaldırmak.
- yükseklerde dolaşmakifadeElde edilmesi çok zor şeyler istemek.
- çek arabanıifadeDefol anlamında
- curcunaya kalkmakifadeKavga ve gürültü çıkarmaya kalkmak
- abdest almakifadeMüslümanlar namaz kılmak, Kur’an okumak, Kâbe’yi tavaf etmek gibi ibadetleri yerine getirebilmek için niyet ederek el, ağız, burun, yüz, kol ve ayakları yıkamak; baş, kulaklar ve boynun iki yanını mesh etmek yoluyla arınmak.
- namusunu temizlemekifadeAhlâk ve onuruna ters düşen bir durumdan kurtulmak için birini veya kendini öldürmek
- sen giderken ben geliyordumifade“Bu işlerde çok tecrübeliyim. Aynı tecrübeyi defalarca yaşadım. Beni kandırman mümkün değil.” anlamlarındadır.
- başı daralmakifadePara yönünden sıkıntıya, darlığa düşmek
- ahkâm kesmekifadeÇekinmeden kesin yargılarda bulunmak, bilir bilmez konuşmak
- alay geçmekifadeAlay etmek
- papara yemekifadeazar işitmek