Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- et et üstüne koymamakifadeKilo almamak, şişmanlamamak.
- ahını yerde koymamakifadeÖcünü almak: 'Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı? -N. Hikmet.'
- akıl bırakmamakifadeKafa karıştırmak.
- akıl akıl, gel çengele takılifadeBir sorunun nasıl çözümleneceğini düşünememe durumunda söylenen bir söz.
- akıl sır ermemekifadeBir işin niteliğini, gizli yönlerini anlayamamak.
- hırsıza kendir yakışır gibi yakışmakifadeBir kişiye bir giysinin veya bir eşyanın çok iyi bir biçimde uyması, yakışması.
- Çekme burunifadeDüzgün, biçimli burun.
- ayağa düşürmekifadeDeğerinin düşmesine ve azalmasına sebep olmak
- dem sürmekifadeZevkli, neşeli bir hayat yaşamak.
- kulak kesilmekifadeBüyük bir dikkatle dinlemek dinlemek.
- kendi kuyusunu kazmakifadeBaşkasına zarar vermek isterken kendine zarar verecek davranışta bulunmak
- işi düşmekifadebirinin yardımına ihtiyaç duymak
- ümitleri yeşermekifadeKaybetmiş umudunu yeniden kazanmak, toparlamak
- selam verdik, borçlu çıktıkifadeşöyle bir yakınlık gösterdik, üzerimize iş yükletildi
- etekleri uzamakifadeYanlışları düzeltmek, ayıbını kapatmak.
- kafası sıyrıkifade(mecaz) kafayı yemiş, kendi kendine gülen
- göt atmakifadeDışarıda hava atarak yürümek.
- hafızayı tazelemekifadeUnutulmuş birşeyi tekrar hatırlamak, hatırlatmak
- piyango vurmakifadePiyangodan para kazanmak.
- kulu kölesi olmakifadeTam bir doğruluk ve özveri ile bağlanarak bütün isteklerini yerine getirmeye hazır olmak.
- tuzla buz olmakifadecam türünden şeyler onarılamayacak biçimde kırılmak, dağılmak, paramparça olmak.
- nimeti ayağıyla tepmekifadeKısmetini ayağıyla tepmek.
- kız kesmekifadeTanıdık olmayan, yabancı bir kadını kaçamak bakışlarla seyretmek.
- pilavdan yemekifadeBiriyle makat yoluyla aktif cinsel ilişkiye girmek.
- farları yakmakifade(Kadınlar için) sütyen giymeden dolaşmak, giysinin içinden meme uçları belli olmak.
- okey atmakifadeOkey oynarken, oyunu okey atarak bitirmek.
- adımını denk atmakifadeBirilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.
- ağız ağıza vermekifadeİki kişinin birbirine pek yakın durup başkaları işitmeyecek biçimde konuşması.
- kafaya takmaifadeKişinin bir durumu veya kimseyi sürekli olarak düşünmesi.
- dünyaya gözlerini kapamakifadeDünyadan ayrılmak, ölmek.