Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- frikik vermekifadeGöğüs, bacak gibi vücudun belirli bölümlerini, bilerek veya bilmeyerek gereğinden fazla açarak göstermek.
- motoru bozmakifadeishal olmak.
- makaralarını koyuvermekifadekendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak.
- götü kalkmakifadeYapamayacağı bir işi yapacakmış zannına kapılmak.
- galop yapmakifadeat yarışında veya hazırlık çalışmasında iyi bir derece elde etmek.
- balon yapmakifadebisiklet, araba vb.nde lastiğin yüzeyinde şişlik oluşması.
- dilini yutmakifadeKorku, heyecan, sevinç gibi nedenlerden konuşamamak; sessiz kalmak.
- fitil gibiifadeÇok sarhoş.
- peşinde koşmakifadeBir şeyi elde etmek için çok uğraş vermek, çok emek harcamak.
- başı bozulmakifadeBoşanmak, dul kalmak.
- Müslüman mahallesinde salyangoz satmakifadebir şeyi ona gereksinim duymayacak olan çevreye götürmek.
- ev olmakifade(Niğde ağzı) Geçinmek, bağdaşmak, uyuşmak.
- kan tepesine çıkmakifadeÇok sinirlenmek, hiddetlenmek, kontrolü yitirmek.
- paparaya dönmekifadeDağılmak, karman çorman olmak.
- beti benzi kireç kesilmekifadeherhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.
- beti benzi kül kesilmekifadeherhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.
- beti benzi uçmakifadeherhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.
- beti benzi solmakifadeherhangi bir sebeple kanı çekilip yüzü solmak, korkmak.
- art eteğinde namaz kılmakifadeçok temiz huylu olmak.
- sütun gibiifadedüzgün biçimli bacak.
- malı götürmekifadeherkesin göz diktiği bir çıkarı elde etmek.
- bela getirmekifadekötülüğe, felakete uğratmak.
- ağzından burnundan getirmekifadehuzurunu bozmak, sıkıntıya sokmak.
- açmaza getirmekifadedüzen, hile yapmak, bir kimseyi oyuna getirmek, zor duruma sokmak.
- yiyim yeri yapmakfiilyiyim yeri etmek kavramının farklı yazılışı; (deyimsel)
- karaya düşmekkifadedeniz içinde bulunan bir şeyin akıntı veya dalga ile kıyıya atılması.
- ün yapmakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- ün kazanmakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- ün almakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- salma salmakifadegenellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden para toplamak.