Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- indiragandiifadeçalmak, cebe indirmek
- otuz bir çekmekifadeErkeklerin kendi kendine cinsel yönden tatmin etmesi eylemi, mastürbasyon
- emmeli gömmeliifadeKaba konuşmada cinsel ilişkiyi tasvir için söylenir.
- prim yapmakifadeHisse senetlerinin değerinin artması.
- inadım inat götüm iki kanatifadeinat edilen iş veya olay için kendini tasvir etmek için söylenir
- vira bismillahifade"Haydi Bismillah" anlamında balıkçılar arasında kullanılan deyim.
- feriştahı gelseifadeYapılan bir işi, o dalda en iyisinin dahi kendisinden daha iyi yapamayacağını anlatan deyim.
- amcık ağızlıifadeSöylediği sözün ayarı olmayan ve dengesiz sözleriyle tepki çeken kimse
- ağzına kaygan kapamakifade(Gökköy ağzı) Ölen kişi için Kur'an okutulmaz mevlut yapılmazsa söylenir.
- Sındırgı'yı sıyartmak, garaja kandil asmakifade(Gökköy ağzı) Oğlunu evlendirmek için her türlü yolu deneyip oğlunu evlendiremeyenlere söylenir. Balıkesir'e bağlı Gökköy köyü için Sındırgı uzak bir yerdir. Kız bulabilmek için uzaklara gitti, başka yerlere gidebilmek için de araba garajlarında konakladı anlamındadır.
- yüzünü yere getirmekifadeutandırmak, mahcup duruma düşürmek.
- yüzünü ağartmakifadeBeğenilir iş yapmak, iş ve davranışlarıyla yakınlarının övünmesine sebep olmak
- yüzüne kan gelmekifadeSağlığı yerine gelmek, benzinin solgunluğu geçmek.
- yüz bulmakifadeİlgi ve yakınlık görmek
- yüreği kaynamakifadeiçinde şüphe ve endişe uyanmak.
- yumurtaya kulp takmakifadeBahane bulmakta usta olmak
- yorgunu yokuşa sürmekifadeyapılması güç bir işin, büsbütün güç şartlarda gerçekleştirilmesini istemek.
- yoluna girmekifadeistenilen, gerekli olan biçimde gelişmek
- yolları ayrılmakifadeİki kişi veya topluluk arasında görüş, düşünce ayrılığı ortaya çıkmak, ayrı görüş ve düşünceleri benimsemek
- yola vurmakifadeYolcu etmek, uğurlamak.
- yola getirmekifadebirinin bir konudaki ters tutumunu düzeltmek.
- yol vermekifadeGeçmesine izin vermek.
- yol göstermekifadeKılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek.
- yerine getirmekifadeİstenileni, gerekeni yapmak.
- yere göğe koymamakifadeNasıl ağırlayacağını, nasıl memnun edeceğini bilmemek, çok önem vermek
- yere çalmakifadeYere atmak, yere fırlatmak
- yazıyı çıkarmakifadeokuyabilmek
- yazıp çizmekifadeyazmak
- yazının cahili olmakifadeOkuma yazması olmamak, bilgisiz olmak.
- yazı getirmekifadeyazlık giysiler giymek.