Sözlük dizini
Deyimler
2.997 madde
- dalgayı başa almakifadeGemi ya da sandalın başını dalgaların geldiği yöne çevirmek.
- dalgınlığına gelmekifadebirinin dalgınlığından yararlanıp kendi isteğini gerçekleştirmek.
- dalgınlığına getirmekfiilBirinin dalgınlığından yararlanıp kendi isteğini gerçekleştirmek
- dalları basmakifadeAğaçta dalları eğecek kadar çok meyve olmak
- dalına basmakifadehoşlanmadığı şeyleri yaparak birini kızdırmak.
- dalına binmekifadebir kimseye bir iş yaptırmak için asılmak, musallat olmak, sıkıştırmak.
- dalıp gitmekfiilBir düşünce veya hayal ile bulunduğu ortamdan uzaklaşmak
- dalıp çıkmakfiil(deniz, göl gibi yerlerde) suyun içinde kaybolup yeniden görünmek
- dama taşı gibi oynatmakifadeSık sık bir yerden bir yere göndermek ya da atamak.
- damak çatlatanifadeÇok lezzetli yiyecek ve içecekleri betimlemek için kullanılan bir söz.
- damarına çekmekfiilSoyunun özelliklerini taşımak
- damdan düşer gibiifadebirdenbire ve yersiz olarak
- damga vurmakfiilDamgalamak
- damgasını basmakifadeBiri için kötü bir yargıya varmak.
- damgasını vurmakifadeBirini kötü bir adla/ünle çağırmak, damgalamak.
- danalar gibi bağırmakifadeÇok kuvvetle haykırmak.
- dananın kuyruğu kopmakfiilBeklenen veya korkulan sonuç gerçekleşmek
- dara getirmekifadeaceleye getirmek.
- darbe vurmakifadeİyi olan bir durumu kötüye dönüştürmek.
- darbe yemekfiilGücünü sarsıcı, yok edici bir durum almak
- darboğazdan geçmekifadeToplum, çözümlenmesi güç olan durumlarla karşılaşmak, sıkıntı içinde olmak.
- darısı başınadeyim✓İyi bir durumun karşıdakinin de başına gelmesi dileğini bildiren ifade.
- darısı dostlar başınaifade“Dostlarımın da bu güzel olaya kavuşmasını umarım.” anlamında güzel bir dilek.
- davar gütmekifadesürüyü otlatmak, korumak ve gerektiğinde süt sağmak
- davul dövmekifadeDavul çalmak
- davul görür oynar, mihrap görür ağlarifadeBulunduğu ortama çok iyi ayak uyduran kişi.
- davul çalmakifadeBir şeyi herkesin haber alabileceği biçimde ortalığa yaymak
- dayak atmakifadeDövmek, sopa ile dövmek.
- dağa kaldırmakifadeBirini, herhangi bir amaçla, zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada tutmak
- dağa çıkmakifadeEşkiyalık etmek veya hükûmete karşıgelmek için dağlara çekilmek